Teknoloji

Türkiye’nin enerji kaynakları

Termik enerji santralleri

1- Taş kömürü: Paleozoikte oluşmuştur bir kömür türüdür. Taş kömürü, kalorisi yüksek olduğundan ülkemizde demir-çelik sanayisinden yakıt olarak kullanılır.

Taş kömürünün büyük bir bölümü Ereğli ve Karabük’teki demir-çelik fabrikalarında geri kalanı ise Çatalağzı Termik Santrali’nde elektirik üretiminde kullanılır.

2- Linyit: Taş kömürüne göre kalori değeri daha düşük olan linyit, tersiyerde (3. zaman) oluşmuş bir kömürdür. Ülkemi,zde linyit yatakları bakımından oldukça zengindir. Ülkemizde üretilen linyitin yarıdan fazlası termik santrallerde, geri kalan kısmı ise konutların ısıtılmasında ve sanayide kullanılır.

Linyitle çalışan başlıca termeik santrallerimiz: Soma, Seyitömer ve Tunçbilek (Kütahya), Yatahan, Yeniköy ve Kemerköy (Muğla), Afşin-Elbistan (Kahramanmaraş), ÇAyırhan (Ankara) ve Orhaneli (Bursa)’dır.

3- Petrol: Çok önemli bir enerji kaynağı olan petrol uğrunda savaşların çıktığı bir madendir. Büyük ölçüde tersiyerde oluşmuş arazilerde bulunan bir yer altı kaynağıdır.

Ülkemizdeki mevcut petrol yataklarının tamamına yakını Batman, Diyarbakır, Adıyaman ve Siirt’te çıkarılır. Üretim tüketimi karşılayamaz. Bu neden önemli bir kısmı (%90) ithal edilir.

Türkiye’nin en çok para harcadığı enerji kaynağı ve madenlerin başında gelir.

4- Doğal gaz: Organik kökenli yanıcı bir madde olan doğal gaz, petrol rezervlerinin çevresinde çıkarılır. Kükürt bileşikleri, kül gibi partikülleri yaymadığı için diğerlerine göre daha temiz bir yakıt olması nedeniyle son yıllarlda kullanımı yaygınlaşan doğal gazın üretimi ülkemizde azdır.

Yıllık doğal gaz ihtiyacımız yaklaşık 10 milyar metre küp iken ülkemizde üretilen yıllık doğal gaz miktarı 250-750 milyon metre küp kadardır. Bu nedenle doğal gaz ithalatımız oldukça fazladır. Çünkü 2009 yılının 2. döneminde elektirik üretimimizin % 44,36’sı doğal gazdan elde edilmiştir. Bunun yanında sanayide ve evlerde kullanımı da yaygınlaştırılmıştır.

Türkiye’nin en çok doğal gaz aldığı ülke Rusya’dır. Doğal gaz ile elektirik elde eden en önemli santrallerimiz: Hamitabat (Kırıklareli), Ambarlı (İstanbul) ve Ovaakça (Bursa)’dır.

Su gücü (Hidroelektrik güç)

Su gücü, en güvenilir ve en temiz enerji kaynağıdır. Türkiye’nin ortalama yükseltisinin fazla olması akarsuların dar ve derin vadilerde akması nedeniyle hidroelektirilk potansiyeli oldukça fazladır.

Türkiye, hidroelektirik potansiyel bakımından Avrupa’da Rusya ve Norveç’ten sonra üçüncü sıradadır. 2009 yılında Türkiye’de üretilen elektirik enerjisinin yaklaşık % 28’i hidroelektirik santrallerden karşılanmıştır.

Keban, Atatürk, Karakaya, Hirfanlı, Oymapınar önemli hidroelektirik santrallerimizdir.

Rüzgar gücü

Çevreyi kirletmeyen temiz ve tükenmez bir enerji kaynağıdır. Bu özelliklere sahip olması rüzgar gücünün kullanılmasını cazip hale getirmiştir. Bu santrallerin ilki Çeşme (İzmir)’in Alaçatı beldesinde, 1998 yılında kurulmuştur.

Rüzgar enerjisi ile ilgili yatırımlar 2005’de Yenilenebilir Enerji Kaynakları Kanunu uygulanmaya konulduktan sonra hız kazanmıştır.

İstanbul, Aydın, İzmir, Osmaniye, Balıkesir, Hatay, Manisa, Çanakkale’de santraller kurulmuştur. Türkiye’de 2010 yılında 1414.55 MW gücünde rüzgar enerjisi üretilmiştir.

Güneş enerjisi

Güneş enerjisi, tükenmeyen enerji kaynakları içinde önemli bir yere sahiptir. Türkiye’nin Akdeniz iklim bölgesinde yer alması nedeniyle birçok bölgemizde yıl içindeki güneşli gün sayısı ve güneşlenme süresi yeterli düzeydedir.

Güneş enerjisi, elektirik, sıcak su elde etme ve ısınma gibi birçok alanda kullanılır. Güneş enerjisinden ülkemizde daha çok ev ve iş yerlerinin ısıtılmasında ve sıcak su elde edilmekte faydalanılmaktadır. Bunun yanında otomobillerde de güneş enerjisinden daha etkin yararlanmaya çalışmaları devam etmektedir

Jeotermal enerji

Yerin derinliklerin doğru her 33m’de sıcaklık yaklaşık 1 derece artar. Bu nedenle yerin derinliklerinde suyun kaynama derecesinden çok daha yüksek sıcaklıklarda buhar halinde sular bulunabilmektedir. 150 – 200 derece sıcaklıklardaki su buharı sondajlarla yeryüzüne çıkarılarak elektirik enerjisi elde edilir.

Ülkemizde yaygın olan jeotermal kaynaklar en çok Ege Bölgesi’nde bulunur. Ancak sadece Aydın-Germencik ve Denizli Sarayköy’de termik santral vardır.

Suyun kaynama sıcaklığının altında olan sıcak sular ise Aydın ve İzmir’de olduğu gibi konutların ve seraların ısıtılmasında kullanılmaktadır.

Nükleer enerji: Uranyum ve toryum gibi radyoaktif minerallerin atomlarının parçalanmasıyla açığa çıkan enerjiye nükleer enerji adı verilir. Ülkemizde stratejik madenler grubunda yer alan uranyum ve toryum minerallerinin rezervlerinin tespit edilmesi çalışmaları devlet tarafından sürdürülmektedir.

Türkiye uranyum bakımından zengin olmasa da toryum madeni bakımından 380 bin ton rezervi ile dünyada ikincidir. Tüprkiye’nin bilinen tek toryum yatağı Eskişehir-Sivrihisar Kızılcaören’dir.

Ülkemizde elektirik enerjisi arz ve talep projeksiyonlarına bağlı olarak, 2020 yılına kadar nükleer enerji santrallerini elektirik enerjisi üretimi içerisindeki payının en az % 5 seviyesine ulaşması hedeflenmektedir. Bu amaçla 5710 sayılı Nükleer Gün Santrallerinin Kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına ilişkin kanun 2007 yılı içerisinde çıkarılmıştır.

Mayıs 2010’da Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında Mersin-Akkuyu’da nükleer santral yapımına ilişkin devletler arası anlaşma imzalanmıştır.

Biyokütle (Byomas) enerjisi

Enerji üretiminde yararlanılan bir diğer kaynak da bitki ve hayvan artıklarına dayalı enerji üretimizdir. Buna biyokütle enerjisi adı verilir. Bu enerjinin kullanımı iki şekildedir.

Klasik biyokütle enerjisi, odun, bitki ve hayvan artıklarının yakılmasıyla elde edilir. Modern biyokütle enerjisi ise bitkisel ve hayvansal artıklarla orman ve tarım endüstrisi atıklarının katı, sıvı ve gaz yakıtlara çevrilmesidir.

Türkiye’de odun, eski çağlardan beri konutlarda enerji kaynağı olarak kullanılır. Ancak bu durum giderek azalmaktadır. Örneğin, 1970 yılında konutlarda yakacak olarak % 45 oranında odun kullanılmış, günümüzde bu oran % 25’lere inmiştir.

Türkiye’de bazı bölgelerde ekonomik imkanların yetersiz olması nedeniyle tezek adı verilen hayvan güvresi ile fındık, ceviz, ayçiçeği kabukları, çiğit ve mısır koçanı gibi bitki artıkları ısıtma amaçlı olarak kullanılmaktadır.

Tezeğin yakacak olarak kullanılması, ülkemiz ekonomisi için büyük kayıptır. Çünkü enerji değeri düşük olan tezek, önemli organik gübre kaynağıdır. Biyomas atıkların değerlendirilmesi kırsal kesimlerde biyogaz, kentsel kesimlerde ise çöp termik santralleri ile olmaktadır. Özellikle kentlerin çevresinde kurulacak çöp termik santralleri, enerji üretiminin yanı sıra çöp yok etme işlevi de göreceğinden önemlidir. Bazı çöp atıklarının yanma derecesi linyit santrallerinde kullanılan kömürlerden daha yüksektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir