Teknoloji

Telefonun icadı telefon nedir? ne zaman ve kim tarafından bulunmuştur ?

Telefonun İcadı : Telefon Nedir ? Ne Zaman Ve Kim Tarafından Bulunmuştur ?

Avrupalı göçmenlerin Amerika’ya yayılmaya başladığı zaman 1800’lerin başlarında, Doğu Kıyısı ile Batı sınırındaki kasaba ve kentler rasında bağlantı kurmak için çeşitli girişimler olmuştu. 1828’den itibaren Bütük Batı Demiryolları üzerinde kargo, erzak ve posta taşınıyordu ama ondan önce tek iletişim aracı posta arabalarıydı ve teslimat aylarca sürebiliyordu. Bu durum, Samuel Morse’un 1838’de icat ettiği ve yine kendi adını taşıyan bir kodlama sistemiyle çalışan elektronik telgraf sayesinde değişti. Artık uzak mesafeler arasında mesajlar neredeyse anlık olarak iletilebiliyordu. Telgraf kısa sürede büyük bir başarı kaydetti ve icadından sonraki yirmi yılda direkler ya da bazen ağaçlar üzerinden çekilen telgraf hatları ülkenin her noktasına yayıldı. Ağaçlar rüzgardan sallandıkça bir gerilip bir büzülen telgraf telleri asma dallarını andırıyordu. İngilizcede telgraf anlamında kullanılan grapevine ( asma ) ifadesi böylece doğdu ve İngilizce’nin yerleşik bir öğesi haline geldi.

Bununla birlikte, 1860’lara gelindiğinde, yeni nesil elektrik mühendisleri teller aracılığıyla ses iletimi üzerine deneyler yapıyordu. Bunlardan ikisi, Amerikalı mühendis Elisha Gray ( 1835-1901) ile İngiliz mühendis Alexander Graham Bell ( 1847-1922), 1876 yılının Şubat ayında New York’taki ABD Patent Dairesi’ne aynı gün, ayrı ayrı patent başvurusunda bulundular. Uyuşmazlık mahkemesi Bell’in lehine karar verdi çünkü avukatı onun patent başvurusunu Gray’inkinden iki saat önce teslim etmişti. Böylece Bell tarihteki yerini almış oldu. Bu arada Gray’e ne oldu dersiniz ? Gray’in sonradan öğrendiğine göre meğerse avukatı Patent Dairesi’ne giderken yolda öğle yemeği için bir lokantaya uğramış. İşte ölümsüzlük ise sıradanlık, şöhret ile tanınmazlık arasında bu denli ince bir çizgi var.

Söz konusu ihtilaf komuoyuna da yansımış ama iletişim ve telgraf sektöründekiler meseleye kayıtsız kalmıştı. New York’taki Western Union Telgraf Şirketi’nde 1876’da yayınlanan bir iç iletişim bildirisinde, ‘’ Bu telefon  ciddi anlamda bir iletişim aracı olmayacak kadar yetersiz bir aygıt, dolayısıyla bizim için hiçbir değer taşımıyor ‘’ deniliyordu. Western Union şirketinin başkanı William Orton telgrafın çoktan ‘’ ticaret sisteminin merkezi sinir sistemi ‘’ haline geldiğine e yerini başka bir şeyin alamayacağına inanıyordu. İngilizler daha da hevessizdi ki bu, Posta İdaresi’nin şef mühendisi Sör William Preece’in ifadelerinden açıkça anlaşılıyordu. ‘’ Amerikalılar telefona ihtiyaç duyuyor olabilir ama biz ihtiyaç duymuyoruz. Bizim bir sürü postacımız var.’’ 1868’de New York Times’da şöyle bir haber yer alıyordu: ‘’ New York’ta insan sesini metal tellerle sınırsız mesafedeki bir noktaya ilettiğini ve hattın diğer ucundaki alıcıya sesi duyurduğunu öne sürdüğü bir cihazı cahil ve batıl inançlı kimselere satarak dolandırıcılığa teşebbüs eden bir adam tutuklandı. Tutuklu, söz konusu aygıtı telefon olarak adlandırıyor. Eğitimli insanların bildiği üzere, insan sesinin teller üzerinden iletilmesi imkansızdır.’’

Boston Globe gazetesi de şu ifadeleri içeren bir makale yayınlamıştı: ‘’ Eğitimli insanların bildiği üzere insan sesini Mors Alfabesindeki nokta ve çizgilerle yapıldığı gibi teller aracılığıyla iletmek imkansızdır. Bu mümkün olsaydı yine de pratik bir değeri olmazdı’’

İcadına karşı tüm olumsuz tepkilere rağmen Bell, ekibiyle birlikte bu fikir üzerinde çalışmayı sürdürdü ve Ağustos 1876’da, tarihte ilk kez bir insan sesi teller aracılığıyla dokuz buçuk kilometre öteden duyulabildi. Ancak kendisine aygıtla ilgili bir sunum yapılan ABD başkanı Rutherford B. Hayes, ‘’ Fevkaladebir icat ama bunu kim kullanmak ister ki? ‘’ dedi. Bunun üzerine Bell ve finansal destekçileri Gardiner Greene Hubbard ( ertesi yıl Bell’in üvey babası olmuştu) ile Thomas Sanders, ürünün patentini 100 bin dolar karşılığında Western Union şirketine satmayı teklif etti ama William Orton yine aynı yanıtı verdi: ‘’ Telefon anlamsız bir oyuncaktan başka bir şey değil. ‘’

Orton’ın bundan sadece iki yıl sonra meslektaşlarına, ‘’ Bugün o patenti 25 milyon dolara alabilsem kelepir sayarım’’ dediği söylenir. Fakat Orton şansını çoktan yitirmişti. Bell, artık patenti satmak istemiyordu. 1886 yılına gelindiğinde 150 bin Amerikalı telefon kullanıyordu ve Bell, Hubbard ve Sanders çok varlıklı adamlar haline gelmişlerdi. O dönemin tanınmış uzmanlarının olumsuz tavsiyelerine aldırmayan Bell Şirketi, bugün değeri yıllık 5 trilyon dolar civarında olan bir endüstri yarattı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir