Nedir

Sembolizm nedir?

Sembolizm (simgebilim), olayların, objelerin ve kullanılagelen deyim ve sözcüklerin, daha çok dinsel, felsefi ve estetik açıdan yorumunu yapan bir sistemdir.

Sembolizmin amacı, bu saydıklarımızı edebi veya somut yaklaşımlardan çok, duygu ve düşüncenin sembolik ve soyutu ürünü gibi tanıtmak ve yansıtmaktır.

Diğer bir deyişle, dış görünüşlerinin bir hayli ötesinde, kişinin hayal gücü ve kültür yeteneği ile bakış açısının yöne ve boyutları oranında, onların içine gizli, örtülü kalmış olan başka anlamlar arayıp bulması ve bunları adile getirmesidir.

Elektirik görünmeyen bir gücün görünen tarafıdır. Sembolizm ise, birtakım kavram ve öyküler arasında dolanarak yönünü almakta ve bu yönler doğrultusunda yaklaşımlar yaparak, tıpkı elektrik ısı veya ışığı gibi, kendisini göstermeye çalışmaktır. Diğer bir deyişle, elle tutulamayan şeyleri, ruhsal olayları, gözle hitap eden simgelerle anlatmak istemektedir.

Sembolizm, özellikle Hristiyan dininde, yüzyıllar boyu kullanılma olanağı bulmuş ve amacına ulaşmıştır. Ancak, ilk kiliselerde uygulanan sembolik betimlemelerin gereği, insan figürlerinin yasaklandığı 10. yüzyıla kadar gizlilik iken, Ortaçağda, din eğitimine yardımcı olma uygulamasına dönüşmüştür. Günümüzde, özellikle yabancı dil öğrenimi için kullanılagelen ve göze kulağa hitap eden meteor benzeri, bu insanlar da resimin okuma yazma bilmeyenlerin yazısı olmasından yola çıkarak, Hristiyanlığı tanıtmak amacıyla, İncil sayfalarını duvarlarda yansıtma gereğini duymuşlardır. Ancak, itiraf etmek gerekir ki, bunlardan bir kısmın bugün, anahtarsız ve anlatımsız olduklarından, adeta bir süs, birtakım soyut kavramlar dizi olarak, karşımızda görmekteyiz.

Bugün özellikle Mason Localarının tertibinde kullanılan bir çok eşya ve obje, Mason felsefesinin gerektirdiği yön ve anlamdaki sembollerle ifade edilmektedir.

Aslında, bizler bir semboller aleminin içinde yaşıyoruz. ya da semboller alemi bizim içimizde yaşamaktadır. Sembolizmin yararları ve geçerliliği konusundaki diyeceklerimizi, görmemek o şeyin yok olduğu anlamına gelmez ve görmek istemeyenler kadar kötü bir kör, duymak istemeyenler kadar kötü bir sağır yoktur. Özdeyişine bağlayarak yetinmeyi yeğliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir