Yaşam

Satanizm nedir? satanistlerin özellikleri neler?

Satanizm, ilk ortaya çıktığı yıllarda Hristiyanlığın ve kilisenin katı dogmalarına karşı çıkanlar tarafından oluşturulan bir akımdır. Bu anlamda, Satanizm ilk önce Hristiyanlığı hedef almasına rağmen, günümüzde bütün dinlere ve toplum kurallarına karşı cephe almış durumdadır. Satan kelimesi İngilizcede kötülüğün efendisi, iblis, şeytan anlamına gelir ve Satanist şeytana tapan manasındadır. Müslüman, Yahudi ve Hristiyan Tanrısı’nın emirlerine karşı çıkarak, şeytanın yanında yer alan Satanistler, insanlığa karşı yapılan her türlü kötülüğü; cinayet, katliam, hırsızlık, dolandırıcılık, yalan, yakıp yıkmak, acı çektirmek vb. şeytanın dünyaya ve bütün insanlığa egemen olması hedefi doğrultusunda, mutlak kötülüğün temsilcisi Lucifer’e yani şeytana yapılan bir ibadet olarak görürler.

Satanistler, insana Tanrısal bilgiler içeren ağacı gösterdiği için yılanı kutsal sayarlar; Tanrı’dan ise, bunu engellediği için nefret ederler. Satanistlere göre, meleklerin en büyüğü ve en güçlüsü olarak, dünyayı göklerin efendisi şeytan yaratmıştır ve bütün bilgisini insanların (satanistlerin) hizmetine sunmuştur. Dini yasakların ve inanışların her ortamda ve konumda reddedilmesi ile toplumla devamlı bir karşıtlık içindedirler. Ahlaki kuralların hiçe sayıldığı Satanizmde sınırsız seks, ensest ilişki, uyuşturucu kullanmak, intihar etmek, hayvanların kurban edilip kanlarının içilmesi ve özel törenlerde insanların özellikle çocukların tecavüz edilerek kurban edilmesi benimsenen yaşam tarzıdır.

Satanizmin tarihçesi, Ortaçağ zamanlarına kadar gider. O çağlarda insanlar, aslında sıradan tabiat olaylan olan fakat onlara göre kötülüklerden korunmak için çeşitli putlara ve totemlere taparlar, dua ederler ve adak atlarlardı. Zamanla bu kötülük efendisine, yani şeytana tapmaya dönüştü. Büyücüler, sihirbazlar, falcılar ve kahinler büyük itibar görmeye başladılar. Zamanın kiliseleri tarafından kurulan engizisyon mahkemeleri tarafından şiddetli bir kıyıma uğratılarak önlenmeye çalışılan bu akımlar, tam ters bir etki yaparak; kiliseye ve dini kurallara karşı çıkanların katılımıyla günümüze kadar artarak geldiler. Bu arada, suçsuz bilim adamları ve mucitler de bu kıyımdan nasiplerini almışlardır.

‘The Beast 666’ (Canavar 666) olarak tanınan Crowley, ‘Ne istiyorsan onu yap’ felsefesi ile temel noktasını oluşturduğu kitabı
‘The Book of Law’ (Kanun Kitabı)’nda, insanın iyi ya da kötü sonuçlarını düşünmeden, aklına ne gelirse hemen yapmasını öngörüyordu. Birine kızdıysa duygularını hemen dışa vurmalı, canı istiyorsa bu kişiyi öldürmeli, taşkınlık yapmak istiyorsa hemen yapmalı, canının istediği yeri ya da şeyi yakıp yıkmalıydı. Crowley’e bu konudaki görüşlerini şöyle anlatıyordu; “Ben kutsal şeylere küfretmeyi, tecavüzü, cinayeti ve devrimi istiyorum. İyi ya da kötü, yeter ki güçlü olsun.

Bugün, İngiliz Satanist büyücü Aleister Crowley tarafından temeli atılan ve ABD, San Fransisco’da Anton Szandor Lavey tarafından kurulan ‘Şeytan Kilisesi’ aktif bir kurumdur ve dünyanın her tarafında milyonlarca üyesi vardır. Şeytan Kilisesi, illuminati gibi hemen hemen her gizli örgütün yönetici sayısı olarak karşımıza çıkan 13 asil üye tarafından yönetilir ve gizlilik çok önemlidir.

ABD’de ‘Kara Papa’ olarak anılan Lavey’in kitapları arasında ‘The Satanic Bible’ (Şeytan İncili), ‘The Satanic Rituels’ (Satanik Ayinler) , ‘The Complete Witch’ (Bütün Yönleriyle Büyü) , ‘The Church of Satan’ (Şeytan Kilisesi) vardır. Lavey’e göre şeytan yeryüzünün işleyişini idare eden, doğada karanlık ve gizli bir güçtür. Ona göre kötü olan şeytan değil insandır. İnsanlar kötülük yaptıkları zaman hep şeytanın arkasına sığınırlar, şeytanı sebep gösterirler ama esas suçlu kendileridir. Esas korkulması gereken şeytan değil, insanın kendisidir; çünkü insan kötülük peşinde koşarken, şeytana insan bilimi öğreterek yüceltmeye çalışmaktadır.

Kemal Akmaral‘ın ‘Satanizm’ adlı kitabında belirttiğine göre, Şeytan Kilisesi’nden ayrılarak, ‘Temple of Seth’ (Seth Tapınağı)’nı kurma amacını Michale Aquino şöyle anlatıyor: Üyelerinin sadece dini değerlere karşı çıkmak değil, varlığına evreni var eden ruhsal güç olarak şeytana inanmak ve tapmak ve onun belirlediği kurallara ve standartlara göre yaşayarak şeytana itaat etmek.Set Tapınağı’nda ‘Kara Büyü’ ile insanın gelişeceğine inanılır ve yeni üyelere büyü ile ilgili kitaplar verilir. Seth, Eski Mısır’da karanlıklar Tanrısıdır. İbraniler bu kelimeyi şeytan anlamında kullanırlardı. Satanistler Seth’in, insanın gelişimini sürdürmesi için genetik yapısını değiştirdiğini öne sürerler. İnsanı bir hayvan türü olarak gören Satanistler, doğanın acımasız olmasından dolayı insanın da acımasız olması gerektiğini ileri sürerler.

Satanist ayinlerinde sınırsız seks önemli bir yer tutar. Her ayin esnasında, etrafında bir çift keçi başı bulunan sunağa yatırılan bir bakire çoğunlukla çocuk yaştadır grup üyeleri tarafından sırayla tecavüz edilir ve eğer yeni bir üye değilse, bu bakire ayinden sonra şeytana kurban edilir. Satanist üyeler arasında homoseksüellik serbesttir ve ayinden sonra veya günlük hayatta erkek üyeler arasında cinsel ilişki sıradan bir görüntüdür.

Baphomet, Satanist ayinlerinde salonun baş köşesinde duran yaklaşık üç metre boylarında, garip bir heykele verilen isimdir. Bu daha çok bir iblise benzer. Kafası keçi başı gibidir, keçi sakallı ve görüntüsü ürkütücüdür. İki adet, oldukça büyük boynuzunun ortasında yanan bir meşale vardır. Alnına beş köşeli bir yıldız yerleştirilmiştir. Vücudunun gövde kısmı, kolları ve elleri erkek vücudu gibidir ve ama kadın göğüslerine sahiptir. Bacakları garip bir giysiyle örtülüdür. Ayaklan bir keçinin ayaklan gibi çift tırnaklıdır. Arkasında bir çift kanat görünür. Oturmakla diz çökmek arasında, bacakları çapraz bir şekilde durur. Kollarından birisi aşağıda, diğeri yukarı doğru, sanki garip bir şekilde ona bakanları selamlar. Baphomet, Eski Mısır’da firavun sülalesinin geldiği Mendes Şehri’nin Tanrısı’nın bir simgesidir. Satanistler bu heykeli akılın ve bilginin bir simgesi olarak kabul ederler.

Satanist törenler (Black Mass ), çevresinde bir çember bulunan bir pentagram (beş kenarlı üçgen) işareti üzerinde, duvara üzerinde 666 yazan ters bir haçın asılması ve Lucif er’ e (şeytana) yapılan dualar eşliğinde bir kedinin kurban edilmesi ile başlar. Kedi kutsal bir hayvan olarak kabul edilir ve öldürüldükten sonra kanının içilmesiyle şeytanın gücünün kendilerine geçtiğine inanılır. Eğer insan kurban edildiyse; onun kanının içilmesi de aynı sonucu getirdiği kabul edilir. Hristiyanların, İsa’nın kanını temsilen şarap içmesini taklit eden bu törende, etini temsilen ekmek yemelerini ise; üyelerden birinin vücudundan kesilen bir parçayı, bu genellikle bir parmaktır, yiyerek yerine getirirler.

Satanist üyelerin müzik seçenekleri ise Heavy Metal gibi çok gürültülü ve şarkı söylemek yerine böğüren şarkıcıların seslendirdiği türlerdir. Satanistler eskiden siyah giysiler içinde dolaşırlar, kafalarını kazıtırlar, gümüş küpe takarlar, keçi sakalı bırakırlar ve yazın ortasında postal, çizme, deri elbiseler giyerlerdi. Şimdilerde bu kıyafetlerle çok göze battıkları ve gizlilikleri dışa vurulduğu için daha sade giyiniyorlar ve böylece yeni üye adaylarını fazla ürkütmeden daha kolay kandırabiliyorlar.

Tatlı sözlerle kandırılan yeni bir üyeden, önce aile içi düzene isyan etmesi ve aile bireylerine karşı gelmesi gerektiği öğretilir. Bu daha sonra okulda ve günlük yaşamda da yaygınlaşacaktır. Her zaman asi, kural tanımaz bir kişilik olarak, problemli bir insana dönerler. Nefsi ne istiyorsa onu hemen yapması öğretilir. Bu arada alkol ve uyuşturucuya alıştırılan yeni üyelerin kıy af et ve müzik tarzları da değişmiştir. Her türlü şiddet, insanlara ve hayvanlara eziyet etmenin alışkanlık haline geldiği grup içinde, bazılarına intihar etmesi için baskı yaparlar ve genellikle de başarılı olurlar.

Çocuklarımızı Satanistlerden korumanın tek yolu, o kul ve okul dışındaki yaşamları ve gittikleri yerler hakkında bilgi sahibi olmakla mümkün olabilir. Ayrıca ev içindeki davranışlarında bir değişiklik varsa (ebeveynlere karşı asileşmek gibi), kıyafet ve müzik seçimlerinde yukarıda bahsettiğim tarzlara doğru bir yöneliş görülüyorsa; fazla belli etmeden neler döndüğünün incelenmesinde yarar olacaktır.

Kaynak: www.epsikoterapi.net

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir