Kimdir

Safiyye Binti Huyey kimdir hayatı

Safiyye bint-i Huyey (ra) Hz. Peygamber efendimizin hanımlarından. Safiyye çok kibar ve zekî bir hanımdı. Safiyye (r.anhâ) vâlidemiz İslâm’la şereflendikten sonra çok samimi bir müslüman oldu. Kendisini ibadet ve zikre verdi. Safiyye (r.anhâ) annemiz İki Cihan Güneşi Efendimizden dâimâ nâzik ve lâtif muâmele gördü. Her fırsatta onu diğer âilelerine karşı korudu. Safiyye (r.anhâ) vâlidemiz çok hassas yürekliydi.

Tok gözlü, cömertti. Dünyaya değer vermezdi. İki Cihan Güneşi Efendimizin ailesi olma şerefine erince hedefini ahiret seâdetine yöneltmişti. Esas hayatın âhiret olduğuna, bu dünyanın geçici, âhiretin bâkî olduğuna kesin inanmıştı. Medine-i Münevvere’ye geldiğinde bütün mücevherlerini Efendimizin kızı Hz. Fâtıma (r.anhâ)’ya ve hanımlarına hediye edip paylaştırdı.

İsmi ve nesebi

Safiye bt. Huyey b. Ahtab b. San’a b. Sa’lebe b. Ubeyd b. Ka’b b. Ebi Habib. Nadiroğullanndandır. Musa aley-hisselâm’ın kardeşi Harun b. İmran’m zürriyetinden olan Lavey b. Yakub’un torunudur. Selam b. Mişkem’in nikahındaydı. Sonra Ki-nane b. Ebi’l-Hukayk’e geçti Kinane Hayber günü öldürüldü. Safîye esir alındı. Onu Dıhye radıyallahu anh aldı. Sonra Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e verdi ve o da onu azat ederek evlendi. Bu, Sahihayn’de740 Enes radıyallahu anh’den uzun bir rivayet içinde sabittir.

İbn İshak , İshak b. Yesar’dan rivayet ediyor: “Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem Ebi’l-Hukaykoğullarının kalesi olan Gamus’u fethedince oradan Safîye bt. Huyey ve amcasının bir kızıyla geldi. Onları Bilal radıyallahu anh getirdi. Yahudilerden öldürülenlere uğradılar. Safiye ile birlikte bulunan kadın onları görünce yüzüne vurup çığlık atmaya ve yüzüne toprak saçmaya başladı. Bunun üzerine Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem:

“Şu şeytanı benden uzaklaştırın” buyurdu. Safiye’ye arkasına geçmesini söyledi ve onu elbisesiyle örttü, insanlar böylece onu kendisi için seçtiğini anladılar. Bilal radıyallahu anh’e:

“İki kadın ile onların ölülerine uğradığınızda kalbinden merhamet alındı mı?”742 buyurdu. Safiye bundan önce ayın kucağına girdiğini rüyasında görmüş ve bunu kocasına anlatınca o da onun yüzüne bir tokat vurarak şöyle demişti:

“Bu sadece senin Arap hükümdarım arzuladığını gösterir.”

Bu tokadın izi hala yüzündeydi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu iz hakkında sormuş, o da böylece anlatmıştı.

İbn Sad, Vakıdî’den isnadlarıyla Hayber kıssasını nakletmiş ve şöyle demiştir: “Safîye hayzmdan temizlik görmedikçe Hayber’den çıkmamıştır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onu devesinin gerisine bindirdi. Hayber’den altı mil kadar uzaklaşınca Safiye ile gerdeğe girmek istedi ama Safıyye kabul etmedi. Onun bu davranışına kızdı. Hayber’den daha uzakta Sahba denilen yere geldiğinde mola verdi. Ummu Suleym radıyallahu anha Safiyye’nin saçlarını tarayıp süsledi. Ümm Sinan el-Eslemiyye dedi ki:

“Kadınlarda olabilecek en parlak kimselerdendi” Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onunla gerdeğe girdi ve ona:

“İlk defada gerdeğe girmekten kaçınmana sebep neydi?” dedi. Safiyye Bint Huveyy İbn Ahtab şöyle cevap verdi:

“Yahudilere yakın olmamız sebebiyle sana bir kötülük yapmalarından korktum.”

İbn Sad, Aişe radıyallahu anha’dan rivayet ediyor: “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in çıktığı bir yolculukta hanımları da onunla birlikteydiler. Yolda giderlerken Safiyye’nin devesi ürküp kalkmadı. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Zeyneb Bint Cahş’a şöyle dedi:

“Safiyye’nin devesi sakatlandı ona bir deve versen?” Zeyneb Bint Cahş:

“Ben mi bu yahudiye deve vereceğim?” dedi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Zilhicce ve Muharremde iki ay veya üç ay Zeyneb’in yanına gelmeyerek onu yatağında yalnız bıraktı. Zeyneb Bint Cahş:

“Nihayet ondan ümidimi kestim.” dedi.

İbn Ebi Asım Ebu Berze radıyallahu anh’den rivayet ediyor: “Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hayber’e indiğinde Safiye gelin idi. Rüyasında güneşin inerek koynuna girdiğini görmüştü. Bunu kocasına anlatınca:

“Bu senin bize gelen hükümdarı arzu ettiğini gösterir” dedi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Hayber’i fethetti…” rivayet devam eder. Bu rivayette şu da geçer:

“Gölgeliğe hurma attı ve: “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sel-lem’in Safîye ile düğün yemeğinden yeyin.” dedi.

İbn Sad, Ata b. Ye s ar’ dan rivayet ediyor: “Safiye, Hayber’den geldiğinde Harise b. En-Numan’m evine indi. Ensar kadınları bunu duyunca güzelliğine bakmak için geldiler. Aişe radıyallahu an-ha da peçeli olarak geldi. Çıktığında arkasından Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de çıktı ve dedi ki:

“Nasıl buldun ey Aişe!” Aişe radıyallahu anha:

“Ben sadece Yahudi bir kadın gördüm” dedi. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

“Böyle söyleme! O Müslüman oldu ve İslâmî da güzel oldu.”

Abdullah b. Ömer el-Ömerî’den gelen rivayet şu şekildedir: “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Safiye’yi görmeye gelen kadınlar arasında peçeli olan Aişe radıyallahu anha’yı tanıdı ve örtüsünü açıp:

“Onu nasıl buldun ey Şukayra?” dedi.

Tirmizi743 Safiye’nin azatlısı Kinane’den rivayet ediyor: Safiye radıyallahu anha dedi ki:

“Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem yanıma girdi. Aişe ile Hafsa’nm aleyhimde konuştuklarını duymuştum. Bundan ona bahsettim. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Onlara şöyle deseydin ya. Siz ikiniz benden nasıl daha hayırlı olabilirsiniz. Benim babam Harun, amcam Musa ve kocam Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’dir.” bu onların kulağına gidince şöyle dediler:

“Biz Safiyyeden daha hayırlıyız. Biz Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in amcasının kızları ve onun eşleriyiz.”

Ebu Ömer dedi ki: “Safiye radıyallahu anha akıl, hilim ve fazilet sahibi bir kadındı. Onun bir cariyesi Ömer radıyallahu anh’e gelmiş ve:

“Safiyye cumartesi gününü seviyor ve yahûdilerle ilişkisini sürdürüyor” demişti. Mü’minlerin emiri Ömer radıyallahu anh

ona bir adam göndererek bu meseleyi sordurdu. O da:

“Cumartesi gününü soruyorsun, Allah onun yerine bana cuma gününü verdiğinden beri o günü sevmiyorum. Yahudiler halikındaki soruna gelince, onların arasında benim akrabalarım var. Öyle olunca ben de akrabalarımla ilişkimi sürdürüyorum” cevabını verdi. Daha sonra cariyeye:

“Niçin böyle yaptın?” dedi. Cariye de:

“Şeytana uydum” dedi. Safıyye Bint Huyeyy İbn Ahtab:

“Git, sen artık hürsün” dedi.

İbn Sad, hasen isnad ile Zeyd b. Eslem’den rivayet ediyor: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hanımları, ölmeden önceki hastalığı esnasında toplandılar. Safıyye Bint Huyeyy İbn Ahtab radıyallahu anha:

“Ya Resûlellah! Vallahi, sana gelen bu sıkıntının bana gelmesini isterdim” dedi. Diğer hanımlar birbirlerine kaş göz işareti yaptılar. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onlara:

“Ağızlarınızı yıkayın” dedi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in hanımları:

“Niçin yıkayalım?” dediler. Resûlullah:

“Safiyye’yi kaş ve gözlerinizle çekiştirmenizden dolayı. Vallahi, o samimidir” buyurdu.

Safîye radıyallahu anha Peygamber sallallahu aleyhi ve sel-lem’den hadisler rivayet etmiştir. Kendisinden de; kardeşinin oğlu azatlısı Kinane, diğer azatlısı Yezid b. Muatteb, Zeynulabidin Ali b. El-Huseyn, İshak b. Abdillah b. El-Haris ve Müslim b. Safvan rivayette bulunmuşlardır.

Denildi ki: 36 yılında vefât etmiştir. Bunu İbn Hibban naklet-miştir. İbn Mende de bu şekilde belirtmiştir. Bu yanlıştır. Zira o sırada Ali b. El-Huseyn doğmamıştı. Nitekim Sahihayn’de Ali b. El-Huseyn’in Safiye’den işittiği sabittir. Vakıdî onun 50 yılında vefât ettiğini744 söylemiştir ki, bu doğruya en yakın olanıdır.

İbn Sad, Umeyye bt. Ebi Kays el-Gıfariye’den, Vakıdî’nin de bulunduğu bir isnad ile rivayet ediyor:

“Safiye’yi gelin olarak Peygamber’e götüren kadınlardan biriydim. Şöyle dediğini işittim:

“Resûlullah’m yanma girdiğimde 17 yaşma gelmemiştim” Safiye r.anha Muaviye r.anh’m halifelik döneminde 52 yılında ve-fât etti.”

İbn Sad yine hasen bir isnad ile Safıye’nin azatlısı Kina-ne’den rivayet ediyor: “Safiye’yi bir katırla Osman radıyallahu anh’e götürdüm. Bizi el-Eşter karşıladı ve katırın yüzüne vurdu. Safiye radıyallahu anha dedi ki:

“Beni geri döndürün. Beni rezil etmeyin” sonra kendi eviyle Osman radıyallahu anh’m evi arasında gizli bir geçit yapıldı. Kuşatma zamanında Osman r.anh’e yemek ve su taşıyordu.”

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir