Kimdir

Necip Mahfuz kimdir?

1907 yılında Kahire’de doğan Necip Mahfuz çocuk yaşlarında okuduğu H Rider Hoggard tarefından yazılan “Sultan Süleyman’ın Hazineleri, adlı kitabın uyandırdığı esinle yazar olmaya karar verir. Gençlik çağlarnda edebiyat sevgisi, yazar olma isteği artarak büyür; Marcel Proust, William Faulkner ve James Joyce gibi 20. yüzyılın Batılı büyük ustalarını okur.

Kahire Kral Fuad üniversitesi’nde felsefe doktorası alarak mezun olduktan sonra Doğu toplumlarında demokrasi, tanrı ve bilim
ilişkisi onun sürekli.ilgisi oldu. Necip Mahfuz’un en çok tartışılan ve El-Ahzar üniversitesi’nin gerici yönetimi tarafından okunma yasağı konulan romanı “Gebelawi’nin Çocukları”dır. Mahfuz bu eserinde. dinleri insanlık kültüründe temel kabul etmekle birlikte bilimin zaferini işleyen bir reformisttir.

necip-mahfuz

Sanat ve edebi kişiliği

32 roman, 30 film senaryosu ve 14 kısa öykü kaleme almış bulunan Necip Mahfuz, Oiford üniversitesi Çağdaş Arap Edebiyatı
prefesörlerinden Robin Ostle’nin deyişiyle, ”Zamanımızın her dilde okunabilecek anlatıcılardan” biridir.

Necip Mahfuz’un eserlerinin özellikleri

l) Tarihsel gerçekçilik . Mısır’ın bir türlü kurtulamadığı, toplumsal çürümelere de yol açan militer yönetim yapısını, liderlerin müflist ekonomi politikadan onun ilgi alanındadır.

2) Çevresel gerçeklik ve ayrıntılar.  ‘Dünyanın kalbinde, Cemaliye denilenen kuyu saraylarda Necip Mahfuz bir komşuluk oluşturdu. Oraya varmak için Kahire pazarından, dilencilerin el açtıkları Hüseyin Camii’nin önünden geçmeniz gerekir. içeriden dua eden insanların sesleri gelir. Kıvrılan dar yollardan ve bölünen caddelerden, aralarında anların uçuştuğu eski villalardan geçerken siyah elbiseli kadınlar eski pencerelerden dışarıyı gözlerler. Burada rehberiniz yok. Burada size yol gösterecek olan sadece Mahfuz’un romanlarıdır. Sokaklar, evler, saraylar, camiiler ve bunların arasında yaşayan insanlar, Charles Dickens’in anlattığı Londra sokaklarını anımsatır.

3) Kültürel kimliği yerel mitomaniye kapılmadan vermesi. Mısır insanını Mısırlı aileyi ve Mısırın ruhunu kahramanlarını batılı gerçekçiliğe büründürerek anlatması. Mahfuz bu özelliğini en çok Saray Yürüyüşü (1956) adlı otobiyografik romanında sergiler. Bu romanında Mısırlı bir ailenin iç çekişmelerini 1. Dünya Savaşı’nın sonundaki şartlarda, ülkenin içinde bulunduğu politik kargaşayla birlikte anlatır.

Kişiliği

Mısır’ın yaşlı edebiyatçılarndan biri olan Yusef İdris, Necip Mahfuz için şunları diyor: “Korkunç derecede disiplinli. 50 yıldır perşembe ve cuma günleri dışında her gün yazıyor. Perşembe ve cumaları Kahire entellektüellerinin gittiği geleneksel kahvelerinden birinde arkadaşlarıyla buluşur. çok istekli bir dinleyici, ama tutumlu bir konuşmacı.”

Gerçektende Mahfuz çok düzenli yaşayan bir yazardır. Mısır’ın ünlü El-Ahram gazetesindeki.fıkra yazarlığını 40 yıldır bu disiplinle sürdürmüştür.film inceleme kurulundaki işini de öyle.

Orta-Doğu’nun en çok satan yazan olan Necip Mahfuz ruhundaki sade zarefet ve mistik akılla düşüncelerini de eserlerine yansıtmaktan geri durmamıştır. O, tıpkı Avrupa Birliği gibi arap ülkelerinin de karşılıklı gelişme adına bir birlik oluşturmalarını hararetle savunur. 1988 Nobel edebiyat ödülünü kazanan Necip Mahfuz’un en başarılı çalışmalarından biri de Kahire Üçlemesi‘dir. ödül jürisi de bu yönde görüş belirtmiştir.

Kendisine Nobel Edebiyat Ödülü‘nün verildiğini öğrenen Mahfuz, ”Mısırlıları kutlarım, onların küçük bir adamı büyük bir ödül kazandı,” demiştir.

Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan ilk Arap olan 94 yaşındaki Necib Mahfuz, 19 Temmuz’da, yürüyüş yaparken düşüp başından yaralanmıştı. Mahfuz, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

Önemli Eserleri
  • Binbirinci Geceden Sonra
  • Bıldırcın ve Sonbahar
  • Midak Sokağı
  • Hırsız ve Köpekler
  • Esir Üniforması
  • Kahire Üçlemesi
  • Nil’in Üç Çocuğu
  • Miramar
  • Dilenci
  • Başkanın Öldürüldüğü Gün

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir