Nedir

Kapitalizm Nedir?

Kapitalizm, para harcama özgürlüğüdür. Enfes değil mi? Daha güzel bir kavram olabilir mi? Her şeyi satın alabilirsin işte. Ha-yallerini, yaşam amacını, sevdiklerini… Yok pardon sonuncusunu alamıyordun. Sadece kiralanabiliyor. O da bazı modellerini…

Kapitalizm diyor ki: “Her şeyin bir bedeli var ve sende o güzel paracıklar varsa, alırız. Hepsini alırız.”

Başlamadan bir film, bir de dizi önereceğim bu konuda. Çünkü paranın alternatifi nedir, onu bilmek lazım değil mi?

Filmimiz Zamana Karşı ve maalesef Justin Timberlake oynu-yor. IMDB puanına bakma lütfen. Fikre bak sen. Kötü değil, yalnızken izlenir ve değer.

Dizimiz ise Black Mirror dizisinin 3. sezon 1. bölümü: “Nosedive.” Sosyal statü ile mutlu olmayı ve sosyal statünün para olmadan nasıl olacağını enfes işliyor.

Dönelim paraya. Para harcamak, mutluluk sebebidir. Garip değil mi? Asıl mantıklı olan, kazanmak olmalıydı. I ıh, insanlar artık eskisi gibi paraya dokunamıyor. Yani gerçek kâğıt, mıncırdası paranın, bankalardaki rakamlara oranı %15 civarı. Her şey rakam. Sadece el değiştiren sayılar. Ve bu giderken, karşılığında bir şey alınca seni mutlu ediyor. Neden? Çünkü parana dokunamıyorsun. Çünkü insan dokunduğu şeyleri daha çok sever. Örnek pizza, pide, lahmacun, hamburger, dürüm döner… Tüm bunların ortak özelliği, onlara dokunabilmen. İnsan güzel bir karşı cinse de bir bahane ile dokunmak ister.

Demek ki insan dokunduğunu seviyor. O yüzden de sayılardan oluşan ve kredi kartının içinde saklı duran parasını, dokunabileceği ayakkabılar ve elektronik zımbırtılar ile değiştiriyor.

Kapitalizm de işte buna bayılıyor. Yenisini al. Yenisini. ‘İşte bu-rası asıl mesele. Fabrikalar 24 saat çalışarak yeni akıllı telefonlar üretiyor. Milyonlarca hem de. Peki herkesin telefonu ursa, yenisini niye alsın? Ve asıl soru şu:

Bir şeyin yenisini almak için elindekine ne zaman eskisi diyebiliriz!
Buna eskime periyodu ya da süreci diyelim. Mesela harika bir dizi keşfettin ve bu dizi iki sezon. İzledin, bitti. Tadı damağında kaldı. Çünkü eskiyemeden bitti. İşte bu eskimemektir. Ha tekrar izleyemezsin ama yeni sezonu bekliyorsun.

Bir dizi var çok güzel ama 25 sezondur yayında ve devam ediyor. İşte bunun kıymeti daha azdır. Başka bir örnek ile anlatayım. Telefonun gayet güzel çalışıyor. Çökmüyor, donmuyor, fotoğraf da çekiyor. O zaman kapitalizm diyor ki: “Yenisi daha havalı. Ünlüler ve yan komşun da onu aldı. Şimdi sen ona göre eskisin.” Yani elindeki mevcut olan, sana göre ve bütçene göre eskimedi hatta çizik bile yok. Ama başkalarına göre eskidi.

İkinci kriter, doyma barajı. Yani doyuma ulaşma. 1 dilim pide, pizza, baklava güzel değil mi? Peki 30 dilim? Hayır çünkü bir yerden sonra artık bünyen çok arzulamaz. Doyum noktasından sonra sıkılır. Bu da senin ondan sıkılman demektir. Nasıl ki uğruna öldüğün sevgilini bir gün artık sıkıcı buluyorsan, para verdiğin şey de artık eğlenceli, ilginç ve yeni otamayabilir. İşte kapitalizm buna bayılıyor. Hep sen satın almasan da yenisi çıkacak Daha az çeşit olacak ama çıkacak.

İşte seni her defasında para harcamak için vicdanen rahatlatan sisteme kapitalizm diyoruz. Bu kapitalist düzenin bir parçası olan sen de her seferinde “Ama artık bu benim hakkım değil mi?” diye bahane bulmaya devam edeceksin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir