izmir escort bayan

Kangurular Ne Yer? Nerede Yaşar? Hakkında Bilgi?


Omurgalı hayvanlardan memeliler sınıfının keseliler takımının ikiöndişliler alttakımına giren bir familyası (Macropodidae). Kanguru, 50’den fazla tür için kullanılan yaygın bir addır. Bu familya içine giren türler 500 gr. ağırlığındaki kanguru faresinden, 90 kg.’lık dev kanguruya kadar farklı yapılarda ve görünüşlerde olurlar. Kangurugiller familyası altfamilyalara ayrılır.

Kanguruların vücutlarının ön yanları, arka yanlarından daha zayıf yapıdadır. İnce ve oynak olan ön ayakları el görevi yapar. Arka ayakları ve kuyrukları çok güçlüdür. Özellikle escort kuyruk, hem denge hem de dayanma organı olarak kullanılır. Arka ayakları üzerinde durduklarında kuyruk üçüncü bir dayanak olarak vücudu destekler.

Kavga sırasında karşılarındakine arka ayakları ile tekme attıklarında, vücudun yere değen tek kesimi yine kuyruktur. Dört ayak üzerinde yürürken kuyruk yerde sürüklenir ve geride bir iz bırakır. Arka ayaklar çok uzun ve dört parmaklı olur. İkinci ve üçüncü parmaklar bir deri ile birbirine yapışıktır.

Kanguruların diş yapıları da özellikler gösterir. Üstçenenin her iki yanında üçer tane kesicidiş vardır. Bunlarla, ön azı-dişi ve onun gerisinde yer alan diğer azıdişleri arasında dişsiz bir boşluk bulunur. Altçenede ise her iki yanda birer kesicidiş vardır. Öne doğru eğik olan bu kesicidiş ile, ön azıdişi ve diğerleri arasında, üstçenede olduğu gibi yine dişsiz bir boşluk yer alır. Üst ve altçenenin iki yanında dörder tane azı-dişi vardır. Hiç bir kanguru türünün altçenesinde köpekdişleri yoktur; yalnız ağaç kangurusunun üstçenesinde, dişsiz boşluk kesiminde, köpekdişleri bulunur. Kanguruların azı-dişleri zamanla büyür ve çenenin önüne doğru yönelir. Bu özellikten yararlanılarak hayvanın yaşı saptanabilir.

Kanguruların sindirim kanalları, otçul beslenme biçimine çok iyi uyum gösteren ve gevişgetiren hayvanlarınkini çok andıran bir yapıdadır. Yemek borularının sırtı boyunca uzanan bir yarık, gevişgetiren hayvanlarda da görülür. Mideleri, gevişgetirenlerinki gibi torba şeklinde ve 4 bölmelidir. Ön bölme içinde selülozu sindirip kanguruyu besleyecek hale dönüştüren birgözeli organizmalar bulunur.

Bu yüzden kangurular bitkilerin göze duvarlarındaki selüloz lifleri besin şekline dönüştürebilirler. Buna bağlı olarak, daha çok lifli yapısı olan bitkilerin yetiştiği yerlerde yaygın olarak yaşarlar. Gevişgetirenler gibi, yuttukları maddeleri sonradan tekrar çiğnemezler; fakat zaman zaman bu besinler, yemek borusu yoluyla ağıza getirilip, çiğnenmeden tekrar yutulur. (Merisizm) denilen bu davranışın nedeni bilinmemektedir.

Kanguruların iri olanları Avustralya kıtasında yaygındır; Yeni Gine’de bunlara rastlanmaz. Ağaç kanguruları ise Yeni Gine ormanlarında yaşarlar. Ancak Avustralya’nın Yeni Gine’ye en yakın bölgesi olan Cape York’ta iki ağaç kangurusu türü yaşamaktadır.

Kangurular genellikle bir seferde bir yavru doğururlarsa da kızıl kanguruların ikiz yavruladıkları da olur. Dişi kanguru, türüne göre, her 4-6 haftada bir, tek bir yumurta geliştirebilir. Erkek kangurular ise her zaman çiftleşebilirler. Genellikle her dişi ilk yumurtadan sonra hemen gebe kalır. Doğumu izleyen, kese içinde yavru taşıma döneminde, dişi kangurunun yumurtlaması 4-6 hafta süreyle kesilir.

Gebelik devreleri 29-38 gün arasında değişir. Bu süre keselilere oranla uzun, gerçekmemelilere göre çok kısadır. Gebelik sırasında embriyonun dölyatağı içinde solunumunu ve beslenmesini besin kesesinin damarlı kesiminden oluşmuş basit fakat geniş bir eten (plasenta) sağlar.

Doğurmak üzere olan dişi kanguru önce yalıyarak kesesinin içini temizler, sonra da sırtını bir yere dayar ve arka bacaklarını iyice açarak öne doğru uzatır. Bu arada kuyruk da bacaklar arasından öne uzatılmıştır. Doğum, sarımsı bir sıvının ve içinde gebelik süresinde birikmiş artık maddelerin yer aldığı eten kesesinin çıkmasıyla başlar. Yavru doğduğunda sıvı dolu bir amniyon (dölütü örten iç zar) içindedir. Sonra bu zarı yırtar ve anasının tüylerine tutunarak kesenin içine tırmanır.

Doğum ile yavrunun keseye girişi arasında geçen süre 1-5 dakika arasında değişir. Bu sırada anne yavrusuna yardım etmez ve doğum sırasında kirlenen, kanlanan postunu yalayarak temizler. Yavru keseye girip yerleştikten sonra, burada geçireceği sürede kendisini besleyecek olan 4 meme ucundan bir tanesini yakalar ve süt emmeye başlar.

Yavru kanguru doğduğunda kör, sağır ve kılsızdır. Ciğerleri, beyni, duyu ve üreme organları, böbrekleri hiç gelişmemiştir. Buna karşılık ön ayak kasları, parmaklarının tırnakları, annesinin postunu yakalayacak ve kendisini keseye yerleştirebilecek güçtedir. Dili ve ağzı memeden süt emecek kadar, açık burun delikleri ve beyninin koku alma duyusu ile ilgili kesimleri ise oldukça gelişmiştir. Gözleri görmeyen ve annesi tarafından da yardım edilmeyen yavrunun, doğumdan hemen sonra keseye yönelip, içine girebilmesi, gelişmiş koku alma duyusuna bağlanır.

Yavru kangurunun kese içinde gelişme süresi ve hızı türlere göre değişir. Kızıl kangurunun yavrusu 7-8 aylık olunca annesinin kesesinden çıkar, gri kanguru yavrusu ise bir yıldan fazla kalır. Kızıl kangurunun yavrusunun doğumdan hemen sonra ağırlığı 1,5 gr. kadardır; ağırlık 5 gün içinde 2 kat artar. Yavru 29 günlükken ağırlık 12 kat artmıştır; 50 günlük olduğunda 42 gr.’a varır. Bundan sonra büyüme hızı yavaşlamaya başlar ve 7-8 ay sonra yavru keseden çıktığında ağırlığı 4-5 kg.’dır. 7-11 günlükken arka ayaklarında tırnakları çıkmaya başlar.

9-16 günlük yavrular eşeysel bakımdan ayrılabilir duruma gelirler. Doğduğunda yuvarlak olan ağzı 40 günden sonra yanlara genişlemeye başlar ve 160 günlükken erginlerinkine benzer hale gelir. Vücudun kıllanması üç aylıkken başlar, gözlerin açılması ise dört aylıkken gerçekleşir.

Anne kanguru bu dönem içinde yavrusunu ve kesesini yalıyarak temizler. Yavru beş aylık olunca keseden başını çıkartır, 190 günlük olunca da kısa süreler için keseden çıkmaya başlar. Yavru büyüdükçe kese dışında geçirdiği süreler de uzar. Geri döndüğünde anne kanguru ön ayakları yere değecek kadar eğilerek yavrunun keseye girişini kolaylaştırır. Yavru keseye başı önde girer ve içerde dönerek yerleşir.

Kanguru sütünün bileşimi emzirme süresi boyunca değişir. Doğumdan sonraki ilk zamanlarda renksiz ve berrak bir sıvı iken, giderek beyazlaşmaya, gerçek süt görünümünü almaya başlar. Önceleri çok az olan yağ oranı yavaş yavaş artar. Dişi kangurular bazen, yavruları süt emdikleri sıralarda, tekrar doğum yaparlar. Böyle durumlarda yeni doğan yavru, daha önce doğmuş olan yavrunun kullandığı bir memeden süt emmeye başlar. Yeni doğanın emdiği süt ile, daha gelişmiş olan yavrununki farklı bileşimlerdedir. Kanguru, aynı anda farklı iki bileşimde süt salgılayabilen az rastlanır hayvanlardandır.

Gri kangurular, kıllı burun yapıları ve üçüncü kesicidişleri üzerindeki iki yarıklarıyla öbür kangurulardan ayrılırlar. En bilinen türü büyük kanguru (Macropus major) dur. Erkekleri 70 kg. dişileri 22,5 kg. ağırlığındadır. Doğu gri kangurusu ya da dev kanguru (Macropus giganteus) Avustralya’nın en güney kesimlerinde ve Tasmanya’nın kuzeydoğusunda yaşar. Boyu 210 cm., kuyruğu 90 cm. uzunluğundadır.

Batı gri kangurusu (Macropus fuliginosusl Avustralya’nın güneybatısında yaygındır. Valaru veya kaya kangurusu (Osphranter robustus) nun burnu daha az kıllı, üçüncü kesicidişi üçgen şeklindedir. Erkeği 45 kg., dişisi ise 19 kg. ağırlığında olur. Kuzey kesimleri dışında Avustralya’nın bütün dağlık bölgelerinde yaşar.

Kızıl kanguru (Megaleia rufa)nun burnu daha az kıllı, üçüncü kesicidişi daha küçüktür. Postu daha kızıla çaldığından bu adı almıştır. Erkekleri 80 kg., dişileri ise 35 kg. ağırlığındadır; Avustralya’nın orta kesimlerinde yaşar. Ağaç-kanguruları Dendrolagus cinsinden 6 türü kapsar. Hepsi de iri yapılı, ağaçlarda yaşayan hayvanlardır. Ağırlıkları 11 kg., uzunlukları 140 cm. (kuyruk 70 cm.) kadardır.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir