Kimdir

İmmanuel Kant kimdir?

İmmanuel Kant 22 nisan 1724 yılında Doğu Prusya’nın Könisgsberg kentinde dünyaya geldi. Kant’ın yaşadığı ve en önemlisi eserlerini verdiği 18. yy’ın ikinci yarısından önce belirli bir alman felsefesi yoktu. Almancanın bir felsefe dili olması da Kant’tan hemen önce gelen Christian Thomasius ve Christian Wolff dönemlerine rastlar. Felsefeye iyi birer öğretici olmaları dışında pek büyük katkıları olmayan bu iki düşünürün çabalarıyla almanca bir felsefi terminoloji yaratılmış ve alman dili felsefe problemlerine yaklaşımlarda kullanılabilecek bir dil olmuştur.

18. yy’ın ikinci yarısından alman felsefesinin Kant’la başlaması bir rastlantının ürünü değildir. Çünkü filozof bir rastlandı sonucu gökten zembille inmez. Filozof belirli bir kültür düzeyine ulaşmış ve olanaklı bir dile sahip olan sağlıklı toplumlarda yetişir. Tarihte, çağın koşullarına göre geri bir sosyo-ekonomik yapıya ve kültüre sahip toplumların büyük filozoflar yetiştirdiği gözlenmemiştir. Toplumlar büyük filozoflarını ancak geri kalmışlığın çemberini kırmaya hazır oldukları ve bu çemberi kıracak güçlerin yoğunlaştığı gerilim dönemlerinde yetiştirmişlerdir. İşte bunun için bütün Rönesans’ta ve barok dönemde mezhep kavgaları yüzünden parçalanmış olan alman ulusunun Prusya ve krallığının önderliğinde siyasal birliğini kurmaya ve geri kalmışlığın çemberini kırmaya doğru büyük atılımlar yaptığı 18. yy’ın ikinci yarısında Kant’ın yetişmesi ve alman felsefesinin başlaması tarihsel bir rastlandı değildir.

Alman ulusunun yenileşme tarihinde önemli bir yeri olan Prusya kralı Büyük Friedrich’le hemen hemen aynı yıllarca yaşamış olan Kant küçük bir esnafın oğluydu. İlk ve orta öğrenimini o zamanın en iyi okullarından biri olan Collegium Fridericionum’da yaptı. Collegium Fridericionum gerçi o zamanlar Prusya’nın en iyi okullarından biriydi ama, doğuştan zayıf ve hastalıklı olan Kant bu okulda geçirdiği yılları sonradan okulun yıldırıcı disiplininden ötürü çocukluğunun yitirilmiş yılları olarak anmıştır.

1740’ta üniversiteye giren Kant, burada felsefeden çok doğa bilimlerine ilgi duydu. Özellikle matematik, fizik ve astronomi genç Kant’ın en çok ilgilendiği bilim dallarıydı. Bu konuda hocası Martin Knutzen’in Kant üzerinde etkisi büyük olmuştur. Kant, Knutzen’den sonraki felsefi araştırmalarında çok önemli bir yeri olacak olan İsac Newton’un fiziğini öğrendi. 1747 yılında üniversiteye sunduğu mezuniyet tezi de kuramsal mekaniğin problemiyle ilgilidir.

Kant 1755’te genç bir akademisyen olarak üniversiteye tekrar dönünceye kadar geçen sekiz yılda özel öğretmenlik yaptı. Kant üniversitede önceleri matematik ve fizik dersleri verdi, daha sonraları mekanik, kuramsal fizik, fiziksel coğrafya, etik, hukuk felsefesi, antropoloji dersleri verdi; bu arada fizik, mekanik, astronomi ve metafizikle ilgili irili ufaklı pek çok araştırması yayımlandı. Bu araştırmaları içinde Genel Doğa Tarihi ve Gökyüzü Kuramı dikkati çeker.

Kant 1770 yılında çağın kurallarına uyarak latince yazıp üniversiteye sunduğu Duyular Dünya ile Düşünür Dünyanın Form ve İlkeleri adlı tezle Königsberg üniversitesine metafizik ve mantık ordinaryüsü oldu. Bu araştırmanın Kant’ın felsefesinin oluşması bakımından önemli bir yeri vardır. Bu araştırmasına kadar Kant, alman üniversitelerinin felsefi geleneğine uyarak akılcı metafiziğin iyi bir öğreticisidir. Kant bu tarihten sonra on yıllık bir suskunluk dönemine girer. Bu on yıl içinde özgün hiç bir araştırma yayımlamaz. 1781’de Saf Aklın Eleştirisi yayımladı. Kant’ın on yıllık çalışmasının ürünü olan bu ilk büyük eseri başlangıçta pek az ilgi uyandırdı. Kant’ın bu eseri, ele aldığı problemleri ve kullandığı dilin güçlüğü yüzünden pek az kimse tarafından okundu. Okuyanlar da pek bir şey anlamadılar. Oysa Kant, eserine yazdığı önsözde felsefe alanında Kopernikus’un astronomide yapmış olduğu devrimi yaptığını öne sürüyor ve büyük filozofun o haklı gururuyla övünüyordu.

Saf Aklın Eleştirisi’nin uyandırdığı ilgisizliği kırmak ve yalnış anlamaları önlemek için 1783’te bu eserin temel problemleri kolay bir dille özetleyen Prolegomena zu einer jeden Künftigen Metaphysik’i (İlerideki Her Metafiziğe Giriş) yayımladı. Ancak bu kitaptan sonra çağın düşünürlerinin dikkatini çekebildi. Saf Aklın Eleştirisi’nin ikinci baskısı için yazdığı Giriş’te Kant bir kez daha çok kısa olarak eserin ana problemlerini ele alıp özetledi.

Kant’ın bu ünlü eseri sonraki alman felsefesinin iki temel dayanağı oluşturmuştur:

  • Bilimlerin bilgileri kesin ve genel geçerlidir; böylece Kant, D. Hume’un eleştirisi sonucu büyük sarsıntılar geçiren doğa bilimlerine gene eski itibarını kazandırıyordu.
  • Olanaksız olan metafizik değildir, belirli bir tür metafiziktir yani akılcı metafiğin bilgi açısından hiç bir değerinin olmaması doğru ve işler bilgilerden kurulu bir metafiziğin olamayacağını göstermez. Kant’ı izleyen alman felsefesi ampirist ve sensüalist okulun çarmıha gerdiği metafizik çarmıhtan indirip yerine akılcı metafiziği getirdi. Böylece metafizik kurtarılmış oluyordu.

Kant 1785’te birinci eleştirinde edindiği tecrübeyle, daha yayımlamadığı ikinci eleştirisini anlaşılır kılan ve bir özet niteliğinde olan Töreler Metafiziğin Temellendirilmesi adlı küçük kitabını yayımladı. Üç yıl sonra da ahlakın temel yapısını araştıran Pratik Aklın Eleştirisi’ni yayımladı.

İkinci eleştirisini, 1790’da yayımlanan Yargı Gücünün Eleştirisi izledi. Kant bu eserinde bir yandan estetiğin problemleriyle canlı doğanın problemleri arasında bir bağ kuruyor, öte yandan da gelecekteki yeni metafiziğin temel yapı taşlarını koyuyordu. Bu üçüncü eleştirisi Kant’ın son büyük eseridir. Bundan sonra genellikle tanrı ve insan problemlerini ele alan birkaç önemsiz makale yayımlamıştır.

Kant 1796’da yetmiş iki yaşında iken üniversiteden ayrıldı. 12 Şubat 1804’te Könisgsberg’de öldü. Üniversiteden ayrılmasıyla ölümü arasında geçen son on yılda hemen hemen hiç bir şey yayımlamadı. Bu dönemde yazdığı mektupları hep zayıflayan belleğinden ve düşünme gücünden yakınmalarla doludur.

Immanuel Kant’ın Eserleri

  • Kritik der reinen Vernunft (Saf Aklın Eleştirisi), 1781
  • Prolegomena zu einer jeden künftigen Metaphysik (Gelecekte Bir Bilim Olarak Ortaya Çıkabilecek Her Metafiziğe Prolegomena), 1783
  • Grundlegung zur Metaphysik der Sitten (Ahlâk Metafiziğinin Temellendirilmesi), 1785
  • Kritik der praktischen Vernunft (Pratik Aklın Eleştirisi), 1788
  • Kritik der Urteilkraft (Yargı Gücünün Eleştirisi), 1790
  • Religion innerhalb der Grenzen der bloßen Vernunft (Salt Aklın Sınırları İçinde Din), 1793
  • Metaphysik der Sitten (Ahlâk Metafiziği), 1797

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir