Honore de Balzac kimdir? edebi kişiliği hakkında bilgi


Balzac adı, güney Fransa’nın eski lehçesinde “yalçın kaya” anlamına gelen Balssa’dan bozma bir addır. 20 Mayıs 1799’da Torurs’da dünyaya gelen romancının babası Bernanrd-François, noter katipliği ve idari memurluklar yapmış orta halli bir taşralıydı. Elli bir yaşındayken gönlünü kaptırdığı ondokuzundaki Laure Sallambier ile 1797 de evlenmiş, doğup yaşamıyan ilk çocuğundan sonra ikinci çocuğuna Honore adını vermişti.

Bernanrd-François Balzac ne kadar şişman, kısa boylu ve kırmızı suratlı ise, otuz iki yaş küçüğü güzel eşi o kadar ince, sevimli ve zarif bir kadındı. Honore’ye 1800 de Laure, 1802 de de Laurence adlı iki kızkardeş doğdu.

Balzac, sekiz yaşına gelince, yatılı olarak Vendöme kolejine verildi. Çabuk parlayan bir tabiatı vardı. Derslerini ciddiyet almıyordu. 1807 den 1813 e kadar tam altı yıl yatılı kaldığı bu okula annesi topu topu iki kere gelecekti. Hiçbir zaman içten bir sevgi bağı kuramadı ana ile oğul arasında.

Hocalarından birine: “Her şey Tanrıdan geliyorsa, kötülük nasıl olur da yer bulur bu dünyada?” diye sorduğundan iki gün hapis cezası yiyen Balzac, ondört yaşında, okumaktan yorgun düşerek zayıfladı, sararıp soldu. Bunun üzerine yatılı okuldan çıkarak Torurs lisesine yatısız devama başladı.

Babası 1814 sonlarında, Paris’e nakledilince, orta öğrenimini başkentin özel okullarında tamamlamaya çalıştı. Anası, 1807 aralığında, aile dostu M. de Margonne’dan, Henry adlı dördüncü bir çocuk doğurunca, hayli dedikoduya yol açtı bu olay.

Sınıf dümenciliğinden kurtulamayan Balzac, 1816 da okulu iyi kötü bitirdi nihayet. Üç yıl sonra da hukuk diplomasını elde etti. Hukuk öğrenimi sırasında Sorbonne’da derslerini dinlediği Villemain, Guizot, Cousin gibi ünlü hocalara hayran kaldı.

Balzac da, babası gibi, noterlik katipliğiyle girdi hayata. Kalın gövdesinden ötürü kalem arkadaşları Fil adını taktılar kendisine. Kağıt yunlarından hiç hoşlanmayan genç Balzac, manyetizmaya merak sardı. “Ruhun madde üzerindeki üstünlğünü gönsten esrarlı kuvvetle, bütün erkekleri bana itaate, bütün kadınları beni sevmeye mecbur edeceğim” diyordu. Hayatı boyunca sürüp gidecekti manyetizma merakı.

Özel dersler aldığı halde bir gece yere düşünce dasa tövbe edip teselliyi felsefede aradı. Doğmalara karşı şüpheci davranıyor ve insanın mutlak gerçeğe erebileceğine inanıyordu.

Hukuk diplomasını aldığı 1819 yılında emekliye ayrılan babası, Honore’yi noter yapmakta kararlıydı. Balzac ise noter değil, şair olmak istiyordu. Annesinin itirazına rağmen baba ses çıkarmadı bu hevese. Kabiliyetini göstermesi için iki yıl müddet verildi genç adam.

İnsanlara dair pek çok öğrendiği noterlik kalemini bırakan Balzac kışın buz kesen bir tavan arasına sığındı ve Cromwell başlıklı bir tiyatro oyunu için oniki hecelik “alexandrin” lerini dizmeye koyuldu. Anasından görmediği şefkati, kızkardeşi Laure’da bulduğundan, dertlerini hep ona açıyordu. “Bir şaheserle başlamak istiyorum…” Balzac adını meşhur edersem ne saadettir benimkisi! Ne üstünlüktür unutulmayı yenmek diyordu.

Mahalle mahalle dolaşıyor, arasına karıştığı işçilerin törelerini inceliyordu. Hayatı boyunca kendisni kıvrandıracak olan siyasal tutkular da sarmaya başlamıştı ruhunu.

Kendisine çok benzeyen kızkardeşi Laure 1820 de mühendis Surville’le evlendiği sırada Cromwell sona erdi. Eseri yargılayacak olan aile kurulu kötü not verince, College de France profesörlerinden Andrieux’nün hakemliğine başvuruldu. Pek ser bir yargıya varan Andrieux: “Bu teraneyi yazan istediğini yapabilir, edebiyattan gayrı” dedi.

Yine de ikinci bir denemeye girişmesi esirgenmedi Balzac’dan. Genç adam bu sefer tragedya şairliğinden vazgeçip romancı olmaya karar verdi. Walter Scott’u örnek tutan karmakarışık uzun hikayeler kaleme aldı. Denemeleri yeter bulan aile, bocalayan delikanlıyı geri çağırdı nihayet. Ana baba evine dönen Balzac okumaya verdi kendini. Eline ne geçerse büyük bir hırsla okuyordu.

1829 da Paris’e dönen Balzac bir yandan tasavvufa merak sararken, bir yandan da Les Chouans’ı ve Evliliğin Fizyolojisi’ni yayınladı. Bu ikinci kitapta, kadınlara ileri yaşlarda da sevişme hakkı tanıyordu. Genç kızlardan çok, olgun kadınlarıa duyduğu eilimin sonucuydu bu. Evliliğin Fizyolojisi günün adamı yaptı yazarını. Gazete ve dergi sahifeleri salonlar açılıverdi Balzac’a. Garipsi Hikayeler’i bu devrede tasarladı, Evlilik Hayatının Küçük Sefaletleri’ni, Gobseck’i, uzun Ömür İksiri’ni, Çölde Bir Tutku ‘yu yazdı. 1830 yılı en verimli yılıydı ve en verimli yılı kalacaktı.

Politika kanallarını da bırakmı değildi. Kudretli bir aristokrasi ile zengin bir burjuvazinin desteklediği meşruti bir krallıktan yana idi. Napolyon’a hayrandı. Mebus olmaya kalkıştı ise de seçimlerde kazanamadı.

1831 de yazdığı Tılsımlı Deri de ilgiyle karşılandı. Yeni tanıştığı Marquise de Castries’nin güzel gözleri uğruna politikacılığı alevlenince mutlakiyetin meşruluğuna büsbütün bağlandı. Tours Papazı’nı, Otuz Yaşındaki Kadın’ı bu sıralarda yazdı. Günde onaltı saat masa başına mıhlanıp çalıştığı oluyordu.

Köy Hekimi yayınlanmıştı ki “Yabancı Kadın” imzası ile Oseada’dan bir mektup aldı. Polonyalı Kontes Hanska’ydı bu mektubu yazan. Yirmi iki yaş büyüğü kocasının yanında ruhu sıkılan güzel kontesle Balzac mektıplaştılar ilkin, sonra da 1823 de, İsveçre’de tanıştılar. Eveline Hanska, beğendiği yazara hemen teslim oldu. İki geçkin kadının ardından Balzac’ın hayatına giren Eveline otuzunda olgun bir kadındı.

1833 de Eugenie Grandet ile ustalık çağına ulaşan romancı, Paris’te tanıştığı sarışın Kontes Guidoboni-Visconti ile de içli dışlı olmakta gecikmeyecekti.

1834 de en güçlü eserlerini kaleme aldı. Serafita, Mutlak Peşinde, ve şaheseri sayılan Goriot Baba idi bu eserler. Goriot Baba’dan sonra aynı kişileri romandan romana aktarmayı sistemleştirecekti.

Madame Hanska ile bulumak üzere 1835 Mayısında bir aylığına Viyana’ya giden Balzac, sevgili Kontesinin tam sekiz yıl göremeyecekti. Paris’e döner dönmez Vadideki Zambak ile İki Yeni Gelinin Anıları’nı kaleme aldı.

1836 da kontes Guidoboni-Visconti’den bir oğlu dünyaya geldi. Richard adı verildi evlilik dışı doğan bu çocuğa, Aynı yıl, borç yüzünden üç gün hapis yatan Balzac, gazeteci Emile de Girardin ile güzel karısı Delphine’in konayğında avunmaya çalıştı bir müddet.

Akademi’ye girmek için harcadığı çabalar da boşa gidiyordu. Borçları, tutumu, alışılmışa karşı oyan eserleri Akademi üyesi olmasını önleyecekti.

Eserlerinin tümünü İnsanlık Komedyası genel başlığını vermeyi o sıralarda kararlaştırdı. Toplumsal İncelemeler başlığı üzerinde durmuştu daha önce. İnsanlık Komedyası deyiminin kaynağı Dante’nin Tanrısal Komedya’sıydı. Henry Reeve adlı bir İngilizle 1835 de yaptığı bir konuşmada Şeytanlık Komedyası başlığını telkin etmişti İngiliz. Balzac “şeytanlık” kelimesini “insanlık” kelimesi ile değiştirmişti. Toplumu davranış halinde gösteren hikayeler silsilesiyle insanlık komedyası.

Paris’e döndükten sonra kalp krizi romancıyı bir daha kalkmamak üzere yatağa mıhladı. İnsanlık Komedyası ile iki bin kişilik bir topluma can veren Balzac, 18 Ağustos 1850 pazar gecesi, saat onbir buçukta ruhunu teslim etti. Mezarı başında toplananlardan Victor Hugo, Balzac’ın dehasını öven güzel bir hitabede bulundu.

Honore de Balzac Türkçeye Çevrilen Eserleri

  • Manyak Kurba (2007)
  • Köylü İsyanı (1974)
  • Tours Papazı (1949)
  • Eugenie Grandet (1983)
  • Goriot Baba (1984)
  • Bette Abla (1977)
  • Otuz Yaşındaki Kadın (1963)
  • Vandetta (1943)
  • Tılsımlı Deri (1943, 1968)
  • Tefeci Gobseck (1947-1961)
  • Kırmızı Han (1946)
  • Terör Devrinde (1979)
  • Köy Hekimi (1942-1979)
  • Bilinmeyen Şaheser (1945)
  • Lois Lambert (1946)
  • Albay Chabert (1944-1974)
  • Bir Havva Kızı (1970)
  • Onüçlerin Romanı (1945)
  • Mutlak Peşinde (1945-1965)
  • Altın Gözlü Kız (1943)
  • Kibar Fahişelerin İhtişam ve Sefaleti (1946)
  • Kibar Fahişeler (1972)
  • Kötü Kadınların Parlayış, Düşüşü (1981)
  • Vadideki Zambak (1941-1985)
  • Sönmüş Hayaller (1949)
  • Nucingen Bankası (1950)
  • Köy Papazı (1952)
  • Cesar Birotteau (1945-1964)
  • Ursula Mirouet (1949)
  • Karanlık Bir İş (1947)
  • Esrarlı Bir Vaka (1949-1964)
  • İki Gelinin Hatıraları(Mémoires de deux jeunes Mariées)(Letters of Two Brides)(1940 – 1983)
  • Modeste Mignon (1947)
  • Köylüler (1845, 1976-1985)

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir