Kimdir

Fyodor Dostoyevski kimdir?

Fiodor Dostoyevski, 30 Ekim 1821 de Mokova’da dünyaya geldi. Annesi bir tüccar kızı, babası askeri doktordu. Yedi yaşında ilk sar’a krizini geçirdi. Onüç yaşında Kutsal Kitab’ı Walter Scott’u, Binbir Gece Masalları’nı okumaya daldı. Onaltısında Puşkin, Gogol, Dickens, Victor Hugo, Schiller ve Goethe elinden düşmez oldu.

Petersburg’daki Askeri Yüksek Mühendis Okuluna girdiği yıl, babası köleleri tarafından katledildi. Karısını döven, çocuklarına azap çektirmekten hoşlanan merhametsiz, zalim ve ayyaş bir adamdı bu baba. Daha sonra Karamazof Kardeşler’de canlandıracağı korkunç baba tipi, nefret ettiği kendi öz babasıydı. Eserlerindeki temel taşlardan biri olan aile geçimsizliğinin müthiş çilesini ta çocukluğunda çekmişti.

1843 yılında yüksek öğrenimi başarıyla bitirip, asteğmen rütbesiyle Petersburg’daki İstihkam Müdürlüğü Hizmeti’ne girdi. O sıralarda Balzac’ın başkentte bulunması vesilesiyle “Eugenie Grandet” yi Rusçaya çevirdi.

Edebi kişiliği ve sanat hayatı

İstihkam Müdürlüğünde bir yıldan fazla kalmayarak istifasını verdikten sonra ilk kitabını yazmaya koyuldu. 1846 da İnsancıklar yayınlanınca şair Nekrassov: Yeni bir Gogol doğdu diye haykırdı.Eseri, ünlü eleştirmeci Biyelinski de övdü. İsmini duyurmuştu artık. Dergiler yazılarına açıktı. İlk eserini takiben Ev Sahibesi, Beyaz Geceler aynı ilgiyle karşılanmadı.

Devlet aleyhindeki bir siyasi komploya katılmak suçuyla 23 Nisan 1849’da tevkif edilerek sekiz ay hapiste yatırıldıktan sonra, diğer dokuz suikastçı ile idam meydanına götürüldü. Kurşuna dizilmek üzereyken af kararı okundu. Ölüm cezası, dört yıl kürek, altı yıl da adi hapis cezasına çevrilerek Sibirya’daki Omsk kalesine sürüldü.

İlk romanı İnsancıkları yirmi dört yaşında yazmıştı. Son romanı Karamazof Kardeşler‘i altmışında bitirecektir. Otuz altı yıl süren edebi faaliyetinin on yılı ölü ev dediği bu Sibirya sürgününde geçmiştir. Dört yıllık kürek mahkumluğunda insanlık haysiyeti ayaklar altında çiğnendi. Adi suçlular gibi iki kolu damgalandı. Kafasının yarısı usturayla traş edildi. Kamçılı nöbetçinin gözcülüğü altında, eksi kırk derecede taş kırdı, tuğla taşıdı. Fakat asıl ıstırabı yazmak hakkından mahkum kalışıydı. Suç ve ceza kavramlarının sırrını gözünün önündeki canlı örneklerden öğrenmeye koyuldu.

Dört yıl sonunda, kürek zincirlerindne kurtularak er rütbesiyle kışla hizmetine verildi. Küçük bir memur karısı olan Mariya Dmitriyevna ile tanışmak ve bu kadına gönül kaptırmak donuk hayatını biraz renklendirdi. Kocasının ölümü üzerine dul kalan Mariya ile 1857’de evlendi.

Nihayet, iki yıl sonra, hürriyete kavuşarak Petersburg’a döndü. Bir dergide yayınlanmaya başlayan “Ölü Bir Evden Hatıralar” bütün Rusya’da büyük heyecan yarattı. Çar II. Aleksandır bile, Sibirya sürgününün dehşetini canlandıran bu sahifeleri gözyaşları içinde okudu. 1861 de, Ezilenler yayınlanırken, Çar, bir fermanla kölelik rejimini kaldırdı.

Dostoyevski zayıf yapılıydı. Arada bir gelen sar’a nöbetleriyle sıhhati sarsıldığından, doktorunn tavsiyesiyle, dinlenmek üzere 1862 de batı memleketlerine seyahata çıktı.İki ay dolaşıp Berlin’i, Paris’i, Londra’yı, Cenevre’yi, Floransa’yı, Venedik’i ve Viyana’yı gezdi. Görüp düşündüklerini “Yaz İntibaları Üzerine Kış Notları” başlığı altında topladı.

Rusya’ya dönüşte, önemli ilk eserini “Yeraltı Notları” nı yazmaya koyuldu. Medeniyet silindiri altında ezilen bir insanın çığlığıydı bu. Kurulmuş toplum düzenine karşı isyan bayrağını çekip benliğini yıkmaya kadar giden müstakbel kahramanlarının ilk taslağını çizerek şuurun dibini kulaçlıyordu bu kitapta.

Dostoyevski de Balzac gibi para ve geçim sıkıntısı çekmekten bir türlü kurtulamadı. Borçlana borçlana tefecilerin elinde düştüğünden, eserlerinin telif hakkını yok bahasına satmaya kadar gitti. Çıkar yolu kumarda görerek Wiesbaden’de ruletten medet ummaya kalktı. Meteliksiz kaldığı küçük otel kendisine ne yemek, ne çay, ne de mum verdi. “Suç ve Ceza” yı bu haysiyet kırıcı feci şartlar altında yazmaya başladı.

Kitap halinde 1867 de yayınlanacak olan “Suç ve Ceza” yı bitirince, yayınevine peşin taahhütle bağlandığı “Kumarbaz” ı tamamlamaya koyuldu. Eseri vaktinde yetiştirebilmek için, dostlarının tavsiye ettiği yirmi yaşlarında bir genç kızı, Anna Grigoryevna‘yı katip olarak tutmuştu. Anna güzel değildi ama gençti ve bir yazarın hizmetine yarayacak vasıflara malikti. Aralarındaki işbirliği çok geçmeden dostluğa, dostluk da 1867 Şubatında evliliğe çevrildi.

Yeni evliler yabancı illere seyahete çıkarak Almanya, İsviçre ve İtalya’da dört yıl kaldılar. “Budala“, sar’a nöbetleri arasında bu seyahatte kağıda geçmeye başladı. 1870’de “Ebedi Koca” yayınlandı.

1871 de Rusya’ya dönüşte, politika ve toplum üzerine görüşlerini “Bir yazarın hatıra defteri” umumi başlığı altında, yeni çıkan Yurttaş gazetesinde yayınlamaya başladı. İki yıl sonra bu gazetenin başyazarlığına getirildi ve karısının kuvvetli yardımıyla eserlerinin basımını kendi üzerine aldı. 1871’de “Cinler“, 1875’de “Delikanlı” kitaplarını yayınladı.

1878’de, şahaseri “Karamazof Kardeşler” üzerinde çalışmaya koyuldu. “Suç ve Ceza” da cinayeti takiben suçlunun duyduğu vicdan azabını deşmiş: “Budala” da İsa’yı örnek tutan iyilik timsali bir insan tipi yaratmak istemişti. “Karamazov Kardeşler” de, insanoğlunun cinayetlerin en müthişi baba katilliğine sürükleyen aile geçimsizliği konusunu işledi.

1880 de Moskova’da Puşkin anıtının açılış töreninde verdiği söylev dinleyenleri coşturdu; Rusya’da o ana kadar hiçbir yazara, hatta hiçbir Devlet adamına gösterilmemiş olan taşkın bir hayranlık yarattı. Arasının açık olduğu Turgenyev bile: Bir dahisiniz dahi, diyerek Dostoyevski’yi kucakladı.

Üç yıldan beri emek verdiği ve iki yıldır tefrika edilen “Kramazov Kardeşler” i o yıl tamamladıktan sonra 1881 Ocağında şiddetli bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü. 28 Ocakta, rastgele açtığı İncil’^de şu kelimeleri okudu: “Alıkoyma beni!” Ölümün çağrısıydı bu! O günün akşamı gözlerini yumdu. 31 Ocaktaki cenaze törenine büyük bir kalabalık hazır bulundu.

Eserleri:

Roman:

  • İnsancıklar (1846)
  • Öteki (1846, 1978)
  • Ev Sahibesi (1951, 1970)
  • Beyaz Geceler (1934, 1983)
  • Bir Yufka Yürekli (1957, 1985)
  • Netoçka Neznanova (1937, 1964)
  • Stepançikovo Köyü (1948, 1973)
  • Ölü Bir Evden Hatıralar (1946, 1969)
  • Ezilenler (1957, 1982)
  • Yeraltından Notlar (1973, 1985)
  • Suç ve Ceza (1945, 1984)
  • Kumarbaz (1941, 1986)
  • Budala (1941, 1985)
  • Ebedi Koca (1955, 1984)
  • Ecinniler (1960, 1984)
  • Delikanlı (1946, 1985)
  • Karamozof Kardeşler (1940, 1984)

Uzun Öykü:

  • Amcamın Rüyası (1868, 1973)

Günlük:

  • Bir Yazarın Günlüğü (günlük) 1975)

Konuşma:

  • Batı Çıkmazı: Puşkin Üzerine Konuşma (1975)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir