Kimdir

Federico Garcıa Lorca kimdir?

Federico Garcia Lorca, çağdaş İspanyol şairlerinin en büyüğüdür. Endülüs’te, Grenada yakınındaki Fuentevaquerso’ta 15 Haziran 1899’da doğdu. 19 Ağustos 1936’da Grenada’da kurşuna dizilerek öldü.

Çocukluğu köylük, kırlık, yerlerde, rençberlerle bir arada geçti. Nitekim sonradan da bunlar daima yakından temas etti. Zengin bir çiftlik sahibi olan babası, onu ilkin Almeria kolejine, sonra da Granada üniversitesine gönderdi. Garcia Lorca orada edebiyat ve hukuk öğrenimi yaptı. Ünlü besteci Manuel de Falla ile orada tanıştı. De Falla Garcia Lorca’dan yirmi yaş daha büyüktü ama ona folklor sevgisini aşılayarak üzerinde kesin bir etki yaptı. Nitekim, şairin eserlerinde hep bu sevginin izleri görülür.

Garcia Lorca on sekiz yaşındayken Kastilya’da bir inceleme gezisi yaptı, bu arada Madrid’e de  uğradı. Sonra, henüz beceriksiz bir şevk ve heyecanla dolu olan intibalar ve Manzaralar adlı ilk eserini verdi.

27 kuşağının sembol üyelerinden birisidir. İspanya İç Savaşı’nın başlangıcında 38 yaşında iken milliyetçiler tarafından öldürülmüştür.

Fakat bu arada kesin bir karar vermişti. Bundan sonra Madrid’de oturacaktı. 1919’da bu şehire yerleşti. Bunun üzerine yeni arkadaşlar edindi, vecid dolu bir hayat sürmeye başladı.Arkadaşları arasında ressam Salvador Dali, Bunuel, Jose Bergamin, Guillermo de Torre de vardı.

Şiirle beraber müzik ve resimle de uğraşıyordu. Ayrıca tiyatroya da yakın bir ilgi duymaktaydı. Zaten tiyatro sevgisi onda öteden beri yeretmişti. Öyle ki, sonradan Granada’da babasının evinde bir kukla tiyatrosu yapmış, da Falla bu tiyatro için bir işlik müziği bestelemiş, ressam Manuel Angeles Ortiz de dekorlarını hazırlamıştı.

Fakat yazdığı ilk piyes olan El Maleficio de la mariposa – Kelebeğin Büyüsü kendisine sıkıntı ve hayal kırıklığından başka şey getirmedi: Çünkü 1924’te Madrid’de oynanan bu piyes, hiçbir başarı kazanamadı.

1921’de Garci Lorca bir şiir kitabı yayınlayarak kültürlü ve seçkin zümrenin dikkatini kendi üzerine çekti. Fakat asıl üne daha sonra, 1927’de Malaga’da yayınladığı Şarkılar adlı şiirleriyle ve hele, yine o yıl Madrid’de oynanan vatani piyesi Mariana Pineda’nın kazandığı eşsiz başarı ile erişti.

1928’de Madrid’de Romancero Gitan adlı kitabını yayınladı. Bunda, 1924-1927 arasında yazdığı bütün şiirleri bir araya toplamıştı. 1923 ile 1936 arasında yedi defa basıldığına göre, bu kitabı en tanınmış ve başarılı eseri saymak yerinde oldu. Garcia Lorca köy köy dolaşıp yaşlılardan dinlediği eski efsanelerden, masalla destan arası hikayelerden, şarkılardan ilham alarak bu eseri yaratmıştır.

Seri halinde konferanslar vermek üzere Amerika’ya çağrılan Garcia Lorca, 1930 ilkbaharında New York’a gitti. Bu yolculuktan ve o sırada edindiği intibalardan en güzel kitabı doğdu: Kitabın adı Şair New Yorkta idi. Dönüşün, Lorca Küba’ya da uğrayarak zenci müziğine ve danslarına yakın ilgi gösterdi.

1931’de Barraca adı ile üniversiteler tiyatrosu kurulmuş, Lorca da Eduardo Ugarte ile beraber buna müdür tayin edilmişti. Bu gezginci tiyatronun ödevi, taşra şehirleriyle en uzak köylerde klasik İspanyol tiyatro eserlerini tanıtmaktı. Lorca kendini bütün varlığıyla bu işe verd; böylece halkla çok yakından temasa gelmek imkanını elde etti. Oynadıkları piyesler arasında Lope de Vega, Calderon ve Cervantes gibi en büyük İspanyol yazarlarının eserleri de vardı.

Lorca, ömrünün son yıllarını hemen hep tiyatroya ayırdı. Bu arada yalnız 1935’te Ignaçio Sanchez Mejlas adında ünlü bir boğa güreşçisi için çok güzel bir mersiye yazdı. Bütün genç şairlerin sevgilisi ve dostu olan bu yiğit boğa güreşçisi, acıklı şartlar altında can vermişti. Bu eser hesap dışı tutulursa 1933’te yazdığı Kanlı Düğün, 1935’te yazdığı Yerma 1935’te yazdığı Dona Rosita la solştera, Bekar Rosita yahut Çiçeklerin Dili adlı eserleri hep tiyatro piyesleridir.

Sivil harp 1936 yılının Temmuzu başında patlak verdiği sırda, Garica Lorca, Madrid’deydi. FAkat her yıl o mevsimde Granada’ya gitmeyi adet edinmiş olduğu için, şair o yıl da öyle yaptı. Fakat, dostlarının dedikleri gibi Endülüs Bülbülü’nün ne yazık ki Granada’da ölmesi mukadderdi.

Garcia Lora Romancero Gitan adlı eserinde Franco’nun sivil muhafızlarıyla birkaç defa alay etmiş, onları için: “…Fakat etrafa yangınlar saçarak sivil muhafızlar ilerliyor…” diye yazarak, bu teşkilatı adamakıllı hicvetmişti.

Şair politikaya katiyen karışmamıştı ama sivil muhafazakarlar bu yazdıkları yüzünden onu hiçbir zaman affetmemişti.Nitekim bir sabah onu bir direğe bağlayarak kurşuna dizdiler.

Emmanuel Robles onun için şu satırları yazıyor: “Sevildiğini hissetmekten hoşlanırdı. Herkes kendisine tapınsın istemiyordu; sevgiye sadece, teşvik görmek için ihtiyacı vardı. Tanrı’ya inanırdı. Doğruya, iyiye bağlıydı. Kardeşçe hislerle doluydu ve her zaman için büyük fedakarlıklar yapmaya hazırdı.”

Lorca’nın Eserleri

  • Türkçede Cante Jondo Şiiri/Şarkılar Bütün Şiirler 2 (1997),
  • Ignacio Sânches Mejias’a Ağıt, Tamarit Divanı
  • Dağınık Şiirler, Bütün Şiirler 4 (1997),
  • İlk Şiirler, Bütün Şiirler 1, Şiir Anıtları 2 (1996),
  • Seçilmiş Şiirler (1996),
  • Çingene Romansları, Ozan New York’ta, Bütün Şiirler 3, Bütün Oyunları 1, Kanlı Düğün, Yerma, Bernarda Alba’nın Evi (1995)
  • Ne Garip Federico Adında Olmak (1994) gibi çeşitli kitaplarda toplanmıştır.

Türkçeye çevrilen diğer oyunları

  • La tragicomedie de don Cristobal y la sena Rosita (1928; Don Cristobita ile Donna Rosita’nın Acıklı Güldürüsü, 1960),
  • La zapateni prodigiosa (1926; Eskici’nin Tazesi, 1983),
  • Dona Rosita la soltera, o el lengaje de las flores (1935; Kızkurusu Gül Hanım ya da Çiçeklerin Dili, 1983)
  • El amor de don Perlimplin con Beliza en su jardin’dir (1928; Don Perlimplin ile Belisa’nın Bahçede Sevişmesi, 1965).
  • Lorca’nın oyunları Türkçede Bütün Oyunları (1982-83, 2 cilt) adı altında toplanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir