Birinci kosova meydan savaşı ve sonuçları


Birinci Kosova Meydan Savaşı, 28 Ağustos 1389 tarihinde olmuştur. Bir yıl evvel Osmanlı hükümdarı 1. Murad‘ın Anadolu’da meşgul bulunmasından faydalanan Sırp despotu Lazar Grebliyanoviç, Karamanoğlu Alaeddin Bey’e karşı savaşan Osmanlı ordusundaki Sırp askerinin kötü muamele gördüğünü bahane ederek hunkarın tebaalığından çıkmış ve Bosna Kralı Tvartko ile birleşip 80 bin kişilik bir ordu kurmuş, bununla 20 bin Türk akıncısının Dobruc vadisinde Ploşnik boğazında pusuya düşürmek suretiyle dörtte üçünü şehit etmişti.

Bu olay Balkan Hristiyan milletleri arasında büyük bir heyecan uyandırdı. Onların hayalinde Tükler artık yenilmez bir kuvvet olmaktan çıkmışlardı. Şu halde aralarında birleşip daha büyük bir ordu kurarlarsa, Türkler’i Rumeli’nden tamamen söküp atabilirlerdi.

Lazar Grebliyanoviç, hemen faaliyete geçti. Bosna kralıyla esasen ittifak halinde bulunuyorlardı. Diğer küçük Sırp prensleri, Arnavut prensi Jan Kastriyota, Bulgar kralı İvan Şişman, Dobruca prensi İvanko, Ulah ve Hırvat prensleri bu ittifaka girdikleri gibi, Macarlar, Lehler ve İtalyanlar da asker yardımı vaadinde bulundular. Böylece, tam manasıyla bir Haçlı Ordusu kurulacaktı.

Murad Hüdavendigar Han

Birinci Murad, durumu soğukkanlılıkla takip ediyordu. İlk olarak Vezir Çandarlıoğlu Ali Paşa kumandasında bir ordu gönderdi. Bu ordu, Bulgaristan’ı süratle istila ederek kral İvan Şişman ile prens İvanko’yu amana getirdi. Böylece, Bulgaristan’la Dobruca Prensliği ittifaktan ayrılmış oldular. Arkasından Gazli hunkar, Rumeliye’ye geçti. İki oğlu, Kütahya Sancakbeyi Yıldırım Bayezid Bey ve Karesi Sancakbeyi Yakub Çelebi de yanında idiler. Osmanlı devleti tebaalığını kabul etmiş olan Köstence beyi Kostantin ve Dobruca tatarlarının beyi Saraç Bey de kendi kuvvetleriyle Türk ordusuna katıldılar.

Bulgaristan seferini tamamlamış olan Çandarlığlu Ali Paşa, Yanbolu’da hunkarla buluştu. Türk ordusu harekete geçip ihtiman, Sofya, Köstence, Kratova yoluyla ilerlemeye başladı. Bu sırada Haçlı Ordusu Morava suyunu aşmış, Üsküb ile Piriştine’ye Morava suyunu aşmış Üsküb ile Piriştine’ye daha yakın mesafede bulunan Kosova mevkiinde ordugah kurmuştu. Sırplar, Boşnaklar, Hırvatlar, Arnavutlar, Ulahlar, Lehler, Macarlar, İtalyanlar, ve gönüllü olarak katılmış bir miktar Bulgar’dan mürekkep bulunan bu ordu, yüz bin kişinin üstündeydi. Askerin en mühim kısmını kendileri ve atları zırhlı olan ağır süvariler teşkil ediyordu.Atlarının eyerlerinden birbirlerine zincire bağlı olarak hücum eden bu süvarilerin hücumu pek dehşetli olur ve önlerine çıkan her kuvveti ezip geçerlerdi. Haçlı Ordusu’nda ayrıca, o devirde pek yeni bir silah olan bir miktar top da vardı.

Gazi Evranos Bey ile Yiğit Paşa’nın kumandasındaki öncü kuvvetleri, 27 ağustos günü düşman ordusunu gördüler. Durum hunkara bildirildi. O da ordunun asıl kısmıyla gelip yetişti. Niyeti, hemen düşmana hücum etmekti. Lakin, Evranos Bey, bunu tavsiye etmedi. – Hunkarım, gün kızgındır ve düşman azgındır. Bugün duralım, yarın Allaha tevekkül edip ve tekbir getirip sultanımın önünde can ve başla oynarız.

Hunkar, bu düşünceyi doğru buldu. Bunun üzerine düşman ordusuna hücum edilmedi. Lazar ise, pek güvendiği ordusuna rağmen savaşa başlamaya cesaret edemedi. Birinci Murad, oğlu Yıldırım Bayezid Bey’le birlikte atlarına binip düşman ordusunun uzaktan gözden geçirdiler. Şimdiye kadar bu derece kalabalık ve böyle ağır silahlı bir ordu ile karşılaşmamışlardı. Hünkar: – Ne çok asker toplamışlar… Ben kendi ordumdan daha kalabalık bir ordu yok sanırdım, dedi ve Allah’a yalvardı. – İlahi, Muhammed Resulullah nuru hürmeti için bu müminlere sen inayet kıl ve beni müminlerin helakine sebep kılma.

Hakikaten Türk ordusu ancak altmış bin civarındaydı. Bir miktar topu varsa da, ağır zırhlı süvarisi yoktu. Ertesi sabah güneş doğarken Murad Hudavendigar savaş köslerinin vurulmasını emretti. Davul zurna ve boru sesleri bir anda ortalığa yükseldi. Gaziler davranarak silahlarını alıp saflarını dizmeye başladılar.

Gazi hunkar, ortada yer aldı. Bir kısım namlı kumandanlarıyla Çandarlıoğlu Ali Paşa yanında idi. Yeniçeriler önünde dizildiler. Yıldırım Beyazid Bey sağ kanatta idi. Rumeli Beylerbeyisi Kara Timurtaş Paşa, Gazi Evranos Bey ve Azabla Ağası Kurt Ağa emrindeydiler. Yakub Çelebi sol kanat kumandanıydı. Anadolu Beylerbeyisi Saruca Paşa ve Subaşı inebey’de onun emrinde bulunuyorlardı. İnce Balaban, Toyca Balaban, Hamza Bey, İsa Beyi Şahin Bey gibi namlı gaziler iki tarafa dağılmışlardı. Türk ordusunda bulunan toplar, yeniçerilerin önüne dizilmişti. Bunlar, top atmakla büyük üstad olan topçubaşı Haydar’ın kumandasındaydı. Ordu ağırlıkları ve bunlar muhafaza ile görevli olanlar, geride bulunuyordu.Ordunun sağ ve sol kanatlarını önüne biner okçu konmuştu. Evranos Bey’le Milahoğlu İskender Bey, süvari kumandanıydılar. Evranos Bey, bir ara hunkarın huzuruna gelerek: – Han’ım, dedi. Kafirle savaşırken kaçar gibi yaptığımı sanırsan sakın ayıplama. Zira kafir cenginin hilesi vardır. Bütün demir giyinmiş kafirler, azılı domuz sürüsü gibi yürüyünce önlerinde kimse duramaz. Kime erişseler vurup ikiye bölerler. Ayrılmak ve dönmek nedir bilmezler. Yollarından çekilip ve ardlarından erişip bozdoğanla vura vura tepelemek lazımdır.

Sırp despotu da erken saatlerde ordusunu hazırladı. Kendisi ortada, Murad Hudavendigar’ın karşısında durmuştu. Sağ kanat kumandanlığını yeğeni ve damadı Vuk Brankoviç, sol kanat kumandanlığın Bosna Kralı Tvartko üzerlerine almışlardı. Lazar’ın önünde on bin seçme zırhlı süvari vardı. Bunlara bilhassa güveniyordu.

Düşmanın sağ kanadı, bütün gücüyle Türk ordusunun sol kanadına yüklenmişti. Yakub Çelebi’nin kumanda ettiği bu kanat, bu müthiş hücuma dayanamayarak çöktü. Düşman, ordu ağırlıklarına kadar vardı.

Merkezde ve sağ kanatta ise savaş bütünüyle şiddetiyle devam ediyordu. Düşman ağır basmaktaydı. Buna sebep ise, Türk ordusunun sol kanadının çökmüş olmasıydı. Yıldırım Bayezid Bey, bunu görünce hücuma geçti. Bun Çandaroğlu Ali Paşa’nın karşı hücumu takip etti. Arkasından Evranos Bey, Yahşi Bey, Şahin Bey, İsa Bey, Sarucu Paşa, İnebey Subaşı, İnce Balaban, Toyca Balaban, Kara Mukbil, Yaya Şirmerd ayrı ayrı düşmana saldırarak, her biri birer kahramanlık destanı yazdılar.

İlk bozulan, Lazar’ın damadı Brankoviç oldu. Türkleri bir hamlede mahvedeceğini uman bu gafil, on iki bin askeriyle savaş meydanını bırakıp kaçtı. Bu hal, Haçlı ordusunda bir panik yarattı. Artık kimse kaçmaktan başka bir şey düşünmüyor, lakn buna da kolay kolay imkan bulamıyordu. Bosna Kralı Tvartko, durumu görünce, hezimet bütün dehşetiyle baş göstermeden savaşı terk edip kaçtı. Lazar ise, oğlu ve bin kadar maiyeti ile birlikte esir düştü.

I. Murat bir Sırplı tarafından hançerlenerek şehit edilmesiyle Osmanlı tahtına oğlu Yıldırım Bayezit geçti.

Ulu gazi Hunkar Murad Hüdavendigar Han, bu savaşın sonunda şehit düşmüştür. Savaş bitmeden veya sona erdikten sonra muharebe meydanını gezerken şehit edildiğine dair çeşitli rivayetler vardır. Biz, Yıldırım Bayezid Han’ın padişah olduktan sonra Bursa kadısına gönderdiği fermanda verdiği bilgiyi en doğru sayıyoruz. Buna göre, zaferden sonra hunkar çadırına döndüğü sırada Miloş Kabiliç adlı bir Sırp asılzadesi: – Ben müslüman oldum diyerek huzura çıkmak için muhafazakarlardan ricada bulunmuş ve içeriye girerek yeninde sakladığı bir haçerle hunkarı vurup şehit etmişti. Tarihçi Gibbons ise, katilin adının Miloş Obraviç olduğun ve kendisinin Lazar’ın damadı bulunduğunu Bizans ve Sırp kaynaklarına dayanarak nakleder.

Birinci Kosova meydan savaşı, Tuna boylarına kadar Rumeli’nin Türk gücüne baş eğmesi sonucunu doğurmuştur.

1 Kosova Savaşının Nedenleri

  • Geçmişteki Sırpsındığı, Çirmen gibi savaşlarla Balkan uluslarına mensup prenslerin, Osmanlı Devleti’nin kaybettiği Ploşnik Muharebesi ile umutlanmaları.
  • Türk ve Müslüman kökenli olan Osmanlı Devleti’nin egemenliğinde yaşamayı istemeyen başta Sırp prensler olmak üzere çeşitli Balkan uluslarına mensup prenslerin Osmanlı aleyhine çalışma yapmaları ve kuvvet toplamaları.
  • Balkan Yarımadası’nda bulunan krallık ve prensliklerin, Osmanlı Devleti’ne ödedikleri vergileri kaldırmak istemeleri.
  • Osmanlı Devleti’nin durdurulmak istenmesi.
  • Osmanlı Devleti’nin uyguladığı İskan politikası ile Anadolu’dan Balkan topraklarına yerleştirilen Türkmenlerin Anadolu’ya geri gönderilmek istenmesi.
  • Osmanlı Devleti’nin, Balkan topraklarındaki egemenliğini sağlamlaştırmak istemesi.
  • Müslüman Osmanlı Devleti’nin Avrupa’dan çıkartılmak istenmesi.

1 Kosova savaşının sonuçları 

  • Bu savaş Türkleri Balkanlardan atma amacı ile gerçekleştirilmiştir. Haçlı ordusuna karşı Osmanlı ordusu tek başına galip gelmiştir.
  • Osmanlı ordusu ilk top kullanımını bu savaşta yapmıştır.
  • Bu savaş sonrasında Türkler’in islam dünyasındaki itibarında artış olmuştur.
  • Savaşın kazanılması Osmanlıları ve Türkleri birden fazla alanda ileri seviyelere taşımıştır.
  • Her iki ordunun da büyük kayıplar verdiği bir savaş olmuştur.
  • Savaş sonunda Tuna Nehri’ne kadar olan topraklar fetih edilmiştir.
  • Savaş sonunda Sırp krallığı Osmanlıya vergi vermeye başlamıştır.
  • Haçlı ordularına karşı alınan ilk büyük zaferdir. Bu zafer sonrasında haçlılar, Osmanlı Devleti’ne karşı daha temkinli davranmıştır.
  • Savaş sırasında 1. Murat, savaş alanında gezerken yaralı bir Sırp askeri tarafından şehit edilmiştir. Bunun üzerine ordu komutasına oğlu 1. Bayezıt (Yıldırım) geçerek başarılı bir şekilde savaşı sonlandırmıştır.
  • Savaş sonrasında Osman Devleti Balkanlarda daha güçlü bir konuma gelmiştir.

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir