Alkol Bağımlılığı Nedir? Tedavisi Nasıldır?


Alkol
Alkol

Alkol bağımlılığı alkol nedeniyle hayatında birtakım olumsuz sonuçlar olmasına rağmen kişinin alkol içmeye devam etmesidir. Genellikle alkolik denilince insanların aklına sabahtan akşama alkol içen, cebinde ispirto şişesiyle parklarda sızan ya da naralar atıp çevreyi rahatsız eden insanlar gelir. Bu tarif ettiğimiz şekilde ki kişiler alkol bağımlısıdır ama alkol bağımlılığı bundan ibaret değildir. Alkol bağımlıların çoğunda az önce saydığım şeyler gözükmez ama aile içinde birtakım huzursuzluklar yaşanır. Sağlığında bazı problemler meydana gelir. Bunları bilmesine, görmesine rağmen ve çevreden tepkiler almasına rağmen kişi yine de de alkol içmeye devam eder. Bura da önemli nokta şudur: Alkolizm ya da alkol bağımlılığı durmadan içmek değil az içip duramamaktır. Bu kişiler öyle bir iki kadeh içip kalmazlar. Kendi ifadeleriyle ağızlarına sürdüler mi gerisi gelir.

Hatta bu insanlar ramazanda bir ay hiç içmeden geçirebilirler. Bu sırada akıllarına bile gelmeyebilir ama daha sonrasında da yine aynı içme şekline ve sorunlara maalesef yeniden dönerler. Alkol bağımlılığı nasıl oluşur? Alkol bağımlılığı kişini alkole başlamasıyla elbette oluşur. Alkol bağımlılığı böyle bir gün hani sabah kalkındığında aynada gördüğümüz kızamık lekeleri gibi birden fark edilen bir rahatsızlık değildir. Kanser gibi hani kanserde tek bir hücreyle başlar. Gittikçe büyür ve çevre organları dokuları etkiler hale gelir. Onun gibi alkol bağımlılığı da işte ara sıra tek tük içki içmekle başlar. Bu genellikle böyle daha alkol yüzdesi düşük içkilerdir. Çoğunlukla da gençlerde biradır ve gittikçe içme sıklığı miktarı artar. Bazılarında bu süreç çok hızlı gelişir daha lise çağlarında efendim gündüz alkol alanlar hatta okulu kırıp alkol içmeye gidenler ya da sabah okula gitmeden alkol içenler ki bunlar olabilecek en şiddetli erken başlayan vakalar. Çoğunda işte lisedeyken içmeyi seven dışarı çıktığında alkol alan insanlar efendim yirmili yaşlardan itibaren bu belirgin olarak artar ve bu sırada bu kişiler tabi ki içmekten keyif alıyorlardır. Yani zannedildiğinin aksine çoğu kişi keyif için içer.

Öyle bir yaygın kanaat vardır. İnsanlar dertleri, sıkıntılarından dolayı içiyorlar diye oysa alkol bağımlılarının çoğu genellikle çok basitçe canı istediği için ve keyif aldığı için içer ve bunu şöyle yanlış bir şekilde ben canım istediği için içiyorum öyleyse ben alkolik değilim tarzında yorumlarlar. Oysa zararlı birtakım sonuçlar olmasına rağmen hala onun canının istiyor olması ve bu istek nedeniyle alkol içmeye devam ediyor olması alkol bağımlılığı anlamına gelmektedir. Yaş ilerledikçe sorunlar artar. Efendim ailevi sorunlar, mesleki sorunlar, sağlık sorunları devreye girmeye başlar. Bazı kişilerde mesela sadece sağlık sorunları gelişebilir. Bazılarında sadece sosyal sorunlar gelişebilir. Alkol kullanımı o kişinin hayatının her yönünü etkilemek zorunda değildir, alkol bağımlılığı demek için. Mesela kimisi sosyal uyumu iyidir, efendim mesleki sorun yaşamamaktadır. Aile içinde huzuru vardır ama bir bakarsanız şeker hastalığı, tansiyon bunlar alkolden fazla etkileniyordur. Karaciğerinde yağlanma ve büyüme tespit edilmiştir ve bunları doktor söylemine rağmen kişi alkol içmeye aynı şekilde devam ediyordur. İşte bu o kişinin alkol bağımlısı olduğunu söylemeye yeterlidir. Az miktarda kalamıyorsa ya da işte sürekli içmeye devam ediyorsa, bıraktığı halde daha sonra yeniden başlıyorsa sağlık bu sorunlarına rağmen bunları yapıyorsa bunun adı alkol bağımlılığıdır.

Alkol bağımlılığı tedavisinde hangi evrede yatarak tedavi tavsiye edilir?

Alkol Bağımlılığı tedavisinde yatarak tedavi ayaktan tedavinin başarılı olmadığı durumlar da kullanılabilir. Çok ağır bir bağımlılık varsa kişi alkol almayı durduramıyorsa, efendim bazen öyle olur ki görüşmeye bile ayık gelmeyi başaramayan insanlar vardır. Bazı doktorlar veya kurumlar mesela görüşme yapmak için kişinin mutlaka ayık olarak gelmesini şart koşarlar, ama bazıları için bu ne yazık ki mümkün değildir. Biz mesela İstanbul Tıp Fakültesinde alkollüde gelse aksini yapamıyorsa kişi o kadar ağır bir durumdaysa onu bazı şartlarda onu kabul edip tedaviye başlayabiliyoruz. Yatarak tedavi olmak için başka bir kriter sosyal desteğin olmaması, kişi yalnız yaşıyorsa örneğin ve bizim ilaç kullanmamız gerekliyse bunu o kişiye reçete edip vermek çok tehlikeli olabilir. Çünkü o ilaçla alkolü karıştırdığında ölümcül durumlara bu neden olabilir. Kişide ciddi bir fiziksel hastalık ya da ciddi bir psikiyatrik rahatsızlık konusuyla yine ayaktan tedavi etmek yerine yatarak tedavi etmeye tercih ediyoruz.

Alkol bağımlılığı tedavisinde kullanılan ilaçlar bir seferde mi kesilir yoksa azaltmak mı gerekir?

Alkol yoksunluk belirtilerini kaldırmak için ilk dönemde de detoksifikasyon için kullandığımız ilaçlar azaltılarak kesilir. Zaten bunlar çok uzun sürede kullanılmaz. Daha uzun vadede kullandığımız antidepresanlar ya da alkol kullanma isteğini azaltan ilaçların aniden ya da yavaş yavaş kesilmeleri çok büyük bir problem teşkil etmez. Sadece bazı antidepresanlarda hızlı bir şekilde kestik mi baş dönmesi, dengesizlik gibi çekilme belirtileri görülebiliyor. Ancak bunlar hayati tehlike oluşturmaz.

Alkol bağımlılığı tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkileri var mıdır?

Hayatta her şeyin yan etkisi vardır. Mesela bir yere gideceğiz. Arabaya biniyoruz. Arabanın uğultusu vardır. Yoruluruz. Uzun süren bir yolculuksa bir yerlerimiz ağrır. Bazende arabaya binmenin komplikasyonu olabilir. Ne olur? Kaza geçirebiliriz, yaralanabiliriz, hatta ölebiliriz. Arabaların üzerine bir prospektüs konulsaydı orada ne yazılacaktı? Arabaya binmek size ağrı verebilir, yorgunluk verebilir. Ve yaralanma ve ölüm gibi komplikasyonlara neden olabilir. Bir japon arabası o markaya Japonya’da binmiş ve kaza geçirip ölmüş bir insan bile o prospektüste yazan istatistiklere girerdi. Biz bunları biliyoruz. Ama arabaya bimiyoruz, trafiğe çıkıyoruz. Hayatın askında her aşaması böyle. İşte ilaç tedavileri de genel olarak buna benzer. Bir ilaç kullandığımızda midemizi bulandırabilir, başımızı döndürebilir. Ve bu yan etkiler genellikle bir süre sonra geçer. Yan etki dediğimiz şey o ilaçtan beklenen fayda ile karşılaştıralamayacak kadar çok önemsiz ve hafif olan şeylerdir. Bu anlamda hemen her ilacın yan etkisi olabilir. Çoğu da ir süre sonra geçer ve ancak ilaçtan biz büyük bir fayda elde edebiliriz. Prospektüs bilgilerinde binde binde bir oranında çok ciddi şeylere neden olabildiği bu ilaçların yazılıdır. Bu arabaya binen bazı kişilerin trafik kazası geçirip ölmesi gibidir. Her gün belki trafiğe çıkıyoruz. Her gün maalesef bir sürü insan trafikte can veriyor. Kar zarar hesabına vurduğumuzda işi ilaç kullanmamız bu bağımlılık tedavisinde kullanılan ilaçları kullanmamız trafiğe çıkmamıza göre çok daha güvenlidir.

Alkol bağımlılığı tedavisinde uzun vadeli kullanılan ilaçlar nelerdir?

Alkol bağımlılığı tedavisinde kullanılan başlıca ilaçlar alkol isteğini azaltan ilaçlardır. Bu konuda ruhsat almış başlıca iki ilaç vardır. Bir tanesi naltrekson diğeri de akamprosattır. Bu ilaçlar alkol içme isteğini azaltır ve eğer kişi kendisi de bu konuda kararlıysa, istekliyse bu çok yardımcı bir unsurdur. Bi başka ilaç disülfiram etken maddeli antabus markasıyla satılan bir ilaçtır. Bu alkol aldığı takdirde kişide bir takım negatif reaksiyonlara yol açar. Kişi alkol açtığı takdirde yarım saat içinde kızarır ve kusmaya başlar. Bunu şu durumdaki kişilere veriyoruz. Mesela kişi diyor ki benim alkol nedeniyle hayatımda çok kötü şeyler oldu, sağlığım bozuldu, ailem dağıldı, işim etkilendi. Ben bunun farkındayım. Kendi kendime söz veriyorum, yemin ediyorum, kararlar alıyorum. Ama bunu yürütemiyorum. Hani bir şey olsa da beni durdursa diyen kişiye biz bu ilacı veriyoruz. Çok önemli bir şey yalnız bu ilacı bir başkasının elinden alması gerekiyor. Çünkü insan en kolay kendisini kandırır.

Alkol içme isteği geldiğinde ilacı bırakır ve bir süre sonrada didip alkol kullanabilir. Ancak bir başkası ona ilacı veriyorsa hayır ben bu ilacı almayacağım, ben bunu içeceğim demesi daha zordur. Tabi bu ona zorla içerilmesi anlamına gelmiyor. Ancak bir başkasının elinden, hele hele de o bir başkası onun üzerinde bir şekilde yaptırımı olan bu psikolojik yaptırım veya fiili yaptırım bile olabilir. Öyle bir kişi ise bu alkol bağımlısı o ilacı aldığı sürece zaten alkol içemez. Bazen alkol içeyi denerler. Ama o reaksiyonu yaşadıklarında kolay kolay bir daha içmeye yönelmezler. Ve hatta içemeyeceklerini bildikleri için dolaylı olarak içme istekleri de azalır. Bu şuna benzer, hani oruç tutanlar ramazanda pek yeme isteği duymazalar. Ta ki iftara kadar. Niye? Çünkü yemeyeceklerine şartlanmışlardır. Oysa normal bir günde öğün atladıkları zaman çok daha fazla açlık hissederler. Onun gibi içememeye şartlanmış ve içemeyeceğini bilen bir kişi de içme isteğini daha az duyar. Alkol bağımlılığında bunlar dışında kullanılan antidepresanlar, bazı antiepileptik ilaçlar da vardır. Bunlar genellikle alkol bağımlılığına eşlik eden başka psikiyatrik hastalık varsa onun tedavisi için verilirler.

Alkol bağımlılığı tedavi süreci ne kadar sürer?

Bağımlılık hastalığı uykuya geçer demiştik. Ve o uykuda kalmış olarak kişi tekrar alkol kullanmadığı sürece uykuda kalmış olarak devam eder. Kişinin yeniden alkol kullanma riskinin artık belirgin olarak azaldığını söyleyebilmemiz için tıbbi olarak 1 yıl geçmesi lazım. Tıbbi terimle remisyonda bir alkol bağımlılığı ancak 1 yıl alkol kullanmama ve alkol sorunu yaşamama ile ancak söylenebilen bir şeydir. İlk dönemler daha zordur. Bir takım fiziksel yoksunluk belirtileri yaşanabilir. Kişinin alkolsüz yaşama adapte olması oldukça zor bir süreçtir. İlaç ve psikososyal tedavilerin ortalama en az 6 ay devam etmesini öneririz. Bu süre içinde kişinin alkol kullanılan ortamlardan uzak durması, daha önce birlikte içtiği kişiler varsa özellikle onlardan uzak durması vu süre içinde kritiktir. Evet, artık ben bunu büyük ölçüde aştım diyebilmesi için ise 1 yıl gerekir.

Alkol bağımlısı kişi tedaviye nasıl ikna edilmelidir?

Alkol bağımlısı olduğuna ikna etmek yakınlarının görevi değildir. Alkol bağımlılığı tıbbi bir tanıdır. ‘Sen alkol bağımlısının ve tedavi olmalısın’ üzerinden yola çıkılamaz. Ne söylenebilir bunun yerine? Mesela eşi şunu diyebilir. Sen şöyle alkol alıyorsun. Bu beni şöyle etkiliyor. Ve ben böyle yaşamak istemiyorum. Bunu defalarca söylemiş olmama rağmen bu konuda bir ilerleme kaydedemiyoruz. Gidip bunun için bir yardım alalım denilebilinir. Ya da sağlık sorunları yaşayan bir insana bak senin şöyle şöyle sağlık sorunların var. doktor almaman gerektiğini söyledi. Ama içmeye devam ediyorsun. O halde burada bir problem var. Biz bu konuda yardım alalım denilebilinir. Sen alkoliksin, tedavi olmalısın dendiğinde genellikle alınan karşılık ‘hayır ben alkolik değilim, tedavi olmaya da ihtiyacım yok’ şeklinde oluyor. Buna biz doktorculuk oynamak diyoruz. Doktorculuk oynamasınlar. Kendi gördükleri ve kişinin de inkar edemeyeceği somut doneler üzerinden gitsinler ve tanıdan bağımsız bir yardım almaya kişiyi yönlendirsinler. Zaten eğer o kişi alkol bağımlısıysa onun alkol bağımlısı olduğunu anlamasını sağlamak da tedavinin bir parçasıdır.

Alkol kullanım bozuklukları nelerdir?

Alkol kullanım bozukluklarına genel olarak alkolizm diyebiliriz. Başlıca iki çeşittir.

1. Alkol bağımlılığı,

2. Alkol kötüye kullanımı

Bir de riskli alkol kullanımı dediğimiz bir şey vardır. Burada kişi fazla alkol kullanır. Sık ve fazla içer. Ancak kullanımına bağlı herhangi bir sorun yaşamıyordur. Aslında bu da tıbbi olarak önemli bir şeydir. Çünkü kişi fazla alkol kullanıyorsa eğer alkol bağımlısı olmasa, alkol kötüye kullanımı olmasa bile ilerleyen yıllarda ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşabilir.

Alkol kullanımında kimler risk grubundadır?

Alkol kullanımında risk faktörleri en başta ailesinde alkol sorunu kişide olması yani bu özellikle erkekler için önemli babasında, amcasında, dayısında alkol sorunu varsa alkol sorunu derken illa sabahtan akşama kadar içiyor ve siroz olmuş olması gerekmiyor. Annesiyle babası arasında alkol nedeniyle mesela huzursuzluk yaşanıyor. Bazen babası alkol aldığı zaman annesine şiddet uyguluyorsa bu o kişide alkol problemi yani muhtemelen bağımlılık ya da kötüye kullanımı olduğunu gösterir ve bu kalıtılan ne yazık ki bir özelliktir.

Onun için bir, aile öyküsü. İki, kişi alkole dayanıklıysa birçok alkol bağımlısında daha genç yaşlarda alkole dayanıklı olduklarını biliyoruz. Şöyle derler ya ben işte daha on sekiz, yirmi yaşındayken çevremdekiler aynı miktar hatta benden daha az içer sarhoş olurlardı. Ben onlardan iki kat fazla içerdim ama bana hiçbir şey olmazdı. Hatta eğlenmeye giderdik ben onları evlerine bırakırdım gibi ve bunu bir meziyet marifet gibi söyleyebilirler. Hani daha alkol bağımlılığı gelişmeden önce var olan bir şeydir bu ve insanlar bununla övünürler. Benim iradem güçlü efendim ben nasıl içileceğini biliyorum gibi oysa bu o kişinin iradesiyle, ilgisiyle, becerisiyle, alakalı değil. İlk söylediğim faktörle yani kalıtım ve genetikle ilişkili bir şeydir.

Eğer kişi alkole dayanıklıysa çok dikkat etmesi lazım bu olumsuz bir özelliktir. Üç, alkolden az etkileniyorsa yani sabah kalktığında başı ağrımıyorsa, midesi bozulmuyorsa, alkol içtiğinde dağılmıyorsa bu da yine alkol bağımlılığı için bir risk faktörüdür ki bu da yine ilk özelikle genetikle kalıtımla ilişkili bir şeydir ve alkol içmekten çok keyif alıyorsa bu da paradoksal bir şey yine bu da ilk kriterle ilk risk faktörüyle ilişkili. Bu da kalıtımla belirlenen bir şeydir. Mesela bazı insanlar içtiği zaman çok keyifli olurlar bazı insanlar da eğlenemiyorum beni böyle durgunlaştırıyor derler. Bu insanlar da içmeyi de sevmezler. İşte o daha çok keyif alanlar efendim içtiği zaman kötü olmayan ertesi gün başı ağrımayan efendim sarhoş olmayan kişiler yine söylüyorum bunların hepsi genetik olarak belirlenen şeylerdir. Bağımlı olmaya daha yatkındırlar. Halbuki bunların hepsi iyi şeyler gibi zannedilir. Ben alkole dayanıklıyım, nasıl içileceğini biliyorum kötü etkilenmiyorum çokta keyif alıyorum.

O halde niye içmeyeyim sonucu maalesef araya giren birtakım problemler hele hele olduğunda bazı stresler yaşandığında alkolizme dönüşür. Çünkü o insanın elinin alında çok iyi bildiği bir rahatlama aracıdır, alkol. Olumsuz da etkilenmiyordur. Alkol içmeyi hızla arttırır bununla. Başka risk faktörleri arasında psikiyatrist rahatsızlıklar vardır. Bazı insanlar özellikle aksiyete bozukluğu dediğimiz huzursuzluk, gerginlik gibi evhamlılık, endişe gibi belirtiler yaşayan insanlar alkolü başkalarından daha fazla kullanma eğilimindedirler. Çünkü alkol çok güçlü bir anksiyolitiktir yani rahatlatıcı bir içecektir. Ancak burada şöyle bir problem vardır. İlk başta rahatlatıcı olan alkol, sürekli kullanılmaya başlandığında bir süre sonra bu anksiyolite bozukluğuna neden olan beyin mekanizmalarını tersine çevirmeye ani bozmaya başlar ve kişide ki anksiyolite bozukluğu belirtileri daha da artar.

Sabah kalktığında daha gergin, sinirli olur. Gece uykuya dalmakta daha fazla zorlanır ve ondan sonra ama ben uyuyamıyorum ve onun için içiyorum ama ben bir türlü rahatlayamıyorum onun için içiyorum ama ben bir türlü rahatlayamıyorum onun için içiyorum şeklinde içiyorum şeklinde. Aslında söylediği şeyler anksiyolite bozukluğu belirtileridir ve bu kısır döngü içinde gittikçe alkolizm de şiddetlenir. Çocukluk çağı travmaları çocukluğunda efendim ta cinsi tecavüz gibi şeyler yaşamış olma yine risk faktörleri arasındadır. Kişilik özellikleri hem fazla içe dönük, hem fazla dışa dönük olma ikisi de risklidir. Fazla dışa dönük olanlar kolay risk alır. Düşünmeden hareket ederler. Keyfe odaklı, zevk almaya odaklı yaşarlar ve böyle insanlarda da zevk alma riski fazladır. İçe dönük olma fazlaca yani sosyal fobi ya da kaçıngan kişilik dediğimiz durumlar da kişiler sosyal ortamlar da rahat olabilme kendilerini rahat ifade edebilmek ya da sıkılmamak için alkol alırlar. Alkolü arttırırlar ve nihayetinde alkol bağımlısı olabilirler.

Türkiye’de alkol bağımlılığının tedavi başarısı nedir?

Türkiye’de alkol bağımlılığı tedavisinin başarısı oldukça yüksektir. Özellikle aile tedaviye yardımcı oluyorsa bizim yönlendirdiğimiz şekilde o kişiye doğru şekilde yaklaşıyorsa yani o kişinin bastonu, paspası olmayı bırakıp onun hayatında gerçek bir yönlendirici unsur haline geliyorlarsa, kişide motivasyon varsa, tedavi sürecinde bu motivasyon oluşturulabiliyorsa ve kişi tedavinin gereklerini yerine getiriyorsa başarı hemen hemen %100’dür.

Uzun süre alkol kullanan kişilerde gözlemlenen özellikler nelerdir?

Alkol kişinin hayatında farklı yönleri etkileyebilir. Kimisinde sosyal hayat gittikçe bozulur. Kimisinde sağlığı gittikçe bozulur. Kimisinde mesleki yönden gittikçe bir bozulma olur. Tek bir tipleme aslında yoktur. Bazıları için mesela gittikçe artan sağlık sorunları genellikle mide problemleri, yüksek tansiyon, metabolik sorunlar karaciğerinde yağlanma ve daha da ileri ki dönemlerde siroza kadar giden bazı değişiklikler bunlardan aslında çok daha önce başlayan hafızayla ilgili birtakım sorunlarda belirgindir. Ancak kişi alkol almaya devam ettiği için bunları da umursamaz. Alkolün bir etkisi, etkisini fark ettirmemek ya da önemsetmemektir.

Mesela ana haber bültenlerinde bir zamanlar sık çıkardı. Böyle adam ayakta durmakta zorluk çekiyor. Şoför alkollü yakalanmış. Ayakta zor duramıyor. Ben sarhoş değilim diyor. Şimdi o yalan mı söylüyor? Hayır. O kadar sarhoş ki sarhoş olduğunu anlamayacak kadar sarhoş. Alkol böyle bir şeydir daha az içildiğinde daha az etkilenir kişi ama muhakemesi de daha az bozulmuştur. Birbirine paralel bir önemsememe vardır ve bu gittikçe ikisi de birbirine paralel artar. İşte alkol kullanımı kişide zihinsel fonksiyonların da hele hele düzenli ve fazla alkol kullanıyorsa zihinsel fonksiyonlarında böyle önemli bir bozulmaya neden olduğu için kişi ya bunları anlamaz ya da görmezden gelir ve sorun artarak devam eder. Kimilerindeyse sosyal hayatta artan bozumalar olur. Efendim işte gençliğinde eğleniyordur. Arkadaşlar, karşı cins ilişkileri değişiyor derken kendisine baston olacak bir insan bulur. O onun her yaptığına göz yumuyordur her yaptığını kurtarmaya çalışıyordur falan öyle bir insan üzerinden var olarak onunla evlenir. Mesela hayatını sürdürür. O evlilikte gittikçe sorunlar yaşanmaya başlar. Bu arada efendim gittikçe işle ilgili sorunlar meydana gelmeye başlar ve işte evlilikler bozulur ilişkiler biter. Ardından başkaları gelir ve bir zaman sonra hiçbir kimsenin istemediği çalışamayan bir insan haline gelir.

Bazılarında mesela bunu emeklilik sonra görüyoruz. Bize geliyor işte elli yaşında sabahtan akşama kadar içer vaziyette. Kendisi ve yakınları aslında içmeyi sevdiğini hemen her gün alkol aldığını ama bir şekilde idare edildiğini, ancak emekli olduktan sonra gündüzde içmeğe başladığını ve işin iyice kontrolden çıktığını bize aktarırlar. Bu kişi aslında çok daha önceden alkol bağımlısıdır ama hep idare edilmiş ve bir noktaya geldiğinde artık hayatı yönetilemez hale iyice gelmiştir. Özet olarak alkol bağımlılığıyla ilgili tek bir gidiş, tek bir tipleme yoktur. Ancak bir yerin hep olmadığı şeklinde kendisini savunur. Mesela iki tane, üç tane bitmiş, işi alkol nedeniyle sürdürülemez hale gelmiş bir insan ama bak ben işte geçen gün c-heck up yaptırdım. Karaciğerim, her şeyim sağlam doktor dedi ki turp gibisin. Demek ki ben alkolik değilim demesi ya da ciddi karaciğer problemi saptanmış bir insanın ama ben içip de kimseye saldırmıyorum ki ben evlilik hayatımı iş hayatımı gayet güzel sürdürüyorum. Ben alkolik olamam. Demesi bizim çok sık gördüğümüz şeylerdir.

Alkol bağımlılığından nasıl kurtulunur?

Alkol bağımlılığından kurtulmak için öncelikle bir kere kişinin durumunu kabul etmesi gerekir. Bütün bağımlılarda olan ortak bir özellik durumlarını inkar etmeleridir. İnkar durumun devam etmesine sebep olur. Alkol bağımlıları veya alkolikler genellikle çevreyi suçlarlar. Ben alkolik değilim ben sadece içmeyi seviyorum ama eşim, annem, babam anlayışsız, bana çok baskı yapıyorlar. Benim üstüme geliyorlar. Beni kısıtlamaya çalışıyorlar ve bu beni alkole yönlendiriyor gibi savunmalar çoğu alkol bağımlısında gördüğümüz ortak söylemlerdir. Hal böyle olunca bu kişiler kendilerine odaklanmazlar. Kendilerini değiştirmeyi çalışmazlar. O yüzden birinci basamak bu on iki basamak atsız alkoliklerin on iki basamak sisteminin de birinci basamağıdır.

Ben alkol karşısında güçsüzüm. Ben içmeyi kontrol edemiyorum ve alkol benim hayatımı kontrol ediyorum kabul etmeleri lazım. Evet, ben içtiğim için eşimle yeterince ilgilenmiyorum. Ben eve gelip alkol almayı ya da dışarıda içmeyi tercih ettiğim için iyi bir babalık yapamıyorum. Ben alkol aldığım için işlerimi düzgün sürdüremiyorum ya da ben keyfime bu kadar önem verip çok içtiğim için karaciğerimi büyültüyorum. Yüksek tansiyonum devam ediyor. Şeker hastalığım kötü devam ediyor. Sorumlu benim demeli ve bu konuda kendini değiştiremediğini kabul etmeli. Bu konuda kendine güvenmek en yanış şeydir. Ben kendime güveniyorum bunu değiştireceğim. Kırk sendedir aynı şeyi söylüyor ve kırk senedir olduğu yerde sayıyor hatta daha da kötüye gidiyordur kişi. Onun için bir, kendine bu konuda güvenmeyip teslim olup bu konuda kendi başına bir şeyler yapamadığı ve hayatının gittikçe kötüye gittiğini anlamalı, kabul etmeli, teslim olmalı ve konuda yardım ve destek almaya yönelmelidir. Bu zaten en zor kısmıdır işin, bu sağlandıktan sonra gerisi belki işin yarısı hallolmuştur. Gerisi çok daha kolaydır.

Alkol kullanımı bırakıldığında bağımlılık geçer mi?

Alkol bağımlılığı alkol kullanmakla eş anlamlı değildir. Bunu belki daha sık olan sigara yani nikotin bağımlılığı üzerinden anlatmaya çalışırsam bu sorunu yaşamayan kişilerin anlaması belki daha kolay olabilir. Söz gelimi sigara tiryakisi yani nikotin bağımlısı olan günde bir iki paket sigara içen bir insan sigarayı bıraktı. Kendiliğinden bugün sigarayı bıraktı ve altı ay hiç sigara içmedi. Altı ay sonra bir şey oldu bir tane sigara yaktı. Çevremizden biliriz. Ne olur? Yine kısa süre sonra eskisi içmeye devam ederler veya yeniden başlarlar. Bu kişi o hiç sigara içmediği altı ay içinde nikotin bağımlısı mıydı? Evet, nikotin bağımlısıydı. Nikotin bağımlılığı genel olarak bağımlılık geçmeyen bir şeydir. Çünkü bağımlılık az içip kalamama halidir.

Alkol içinde bu böyledir alkol bağımlılığı efendim sabahtan akşama veya sürekli alkol içiyor olmak değildir. Bir iki kadeh içip kalmamaktır ve bir kişi bu hale gelmişse alkolü bırakabilir. Sigarayı bırakabilir. Uyuşturucuyu bırakabilir ama tek tük ara sıra içer hale gelmesi hemen hemen imkansızdır. Yeniden başladığında eşli haline dönmesi bazılarında hemen o anda olur. İlk kullanımdan itibaren sabahtan akşama kadar içiyor hale gelir. Bazılarında az az ara sıra içmeyi günler, bazılarında haftalar bazılarında aylar süresince devam ettirebilir ama hemen hepsi eninde sonunda eski duruma geri dönerler.

Bağımlılıktan kurtulmadaki hedefimiz kullanmamak hiç kullanmamak, hiç içmemektir. Yoksa ara sıra kullanır hale gelmek gibi bir hedef ne yazık ki mevcut değildir. Bunu şeker hastalığın benzetebiliriz. Şeker hastalığının tedavisinde ki amaç kişiyi efendim baklavacıya gidip bir kilo baklava yiyip kan şekerinin yükselmemesini sağlamak değildir. Çünkü böyle bir şey mümkün değildir. Bir şeker hastasının baklava yiyip kan şekerinin yükselmesi nasıl elinde değilse alkol bağımlısı olmuş bir kişinin de alkol içip az miktarda kalması hayatının bundan etkilenmemesi onun elinde iradesinde olan bir şey değildir. O yüzden bir kişi alkol içmeyi bıraktığında bundan kurtulmuştur ama bağımlılık ne yazık ki bakidir. Onunla ölünceye kadar devam edecektir. Uyur vaziyete gelecektir ama her an ensesinde duracaktır ve ilk içtiği kadehte hastalık yeniden uyanacaktır.

Alkol bağımlılığı tanısı nasıl konur?

Alkol bağımlılığında ara verme söz konusu olsa da içtikleri zaman devam eden bir alkol kullanımı en azından periyodlar halinde devam eden alkol kullanımı ve çoğu zaman yaşanan sorunlar vardır. Alkol kötüye kullanımında ise kişi ya devamlı alkol kullanmıyordur. Zaman zaman alkol alıyor ve sorunlar yaşıyor. Ya da az miktarda sık sık alsa da bazen fazla miktarda alkol alıyor ve alkol aldığı zaman sorunlar yaşıyordur. Yani alkol bağımlılığında olduğu gibi bir süreklilik yoktur. Alkol kötüye kullanımı 4 şekilde ortaya çıkabilir. Bazılarında sosyal, mesleki sorumluluklarını aksatma şeklinde mesela akşamdan kalma olduğu için sabah zamanında kalkıp işe yetişemiyorsa, geç kalıyor veya o gün gidemiyorsa. Ve telefon açıp ben hastayım bugün gelemiyorum diyorsa ya da başkasına dedirtiyorsa. Ve bu 1 yıl içinde birkaç kez olmuşsa o zaman buna alkol kötüye kullanımı diyoruz. İki kişide yasal sorunlara neden oluyorsa mesela alkollüyken efendim kavgaya karışıyorsa. Karakolluk oluyorsa. Ama işte onlar kavgayı çıkarttı dese de olabilir eğer alkollü olmasaydı alttan alabilirdi o insanlar ile dalaşmazdı.

Alkollü olduğu için iş o kadar büyüdü. Ve bu bir yıl içerisinde birkaç kez tekrarlanıyorsa bunun adı yine alkol kötüye kullanımıdır. Alkollü araç kullanımı varsa ama hiç kaza yapmamış olabilir. Efendim o çok iyi alkollü de olsa araç kullanıyor olabilir hiç fark etmez. Eğer yasal alkol limiti üzerinde ise kişi kaza yapma riski kat kat fazladır. Şu ana kadar kaza yapmamış olması onun güvenli araç kullandığını delili olamaz.

Dördüncü kriterde alkol kullanımı nedeniyle sosyal ilişkilerinde sorun yaşıyorsa. Bunun tipik senaryosu şudur. Akşam yemeğe gideceklerdir. Eşi ya da arkadaşı der ki ya sevgilim ne olur az iç o zaman çok kaçırıyorsun çenen düşüyor. Artık eski defterleri açıyorsun. Çok agresif oluyorsun, gecemizde zehir oluyor burnumuzdan geliyor ne olur az iç der. Ya amma yaptın sen beni alkolik yerine koydun. Kırk yılda bir içiyoruz. Hem ne olacak sen idare etsen , biraz alttan alsan hiçbir şey olmaz. Bunun anlamı şudur. Ben zaman zaman alkol içtiğimde dağıttığımı efendim o geceyi zehir ettiğimi biliyorum. Ama bunu değiştirmekte istemiyorumdur bunun Türkçesi. Ve bu zaman zaman tekrarlanıyorsa tıbbi anlamda buna biz alkol kötüye kullanımı diyoruz. Burada kritik bir husus şu: alkol bağımlılığı tanısı koyduysak alkol kötüye kullanımını et tanı olarak koymuyoruz çünkü bu saydığım 4 şey alkol bağımlılarında zaten olabilir. Alkol kötüye kullanımı ancak alkol bağımlılığı tanısı almıyorsa konulan bir tanıdır. Ve alkol bağımlılığı daha biyolojik bir şeyken. Alkol kötüye kullanımı daha çok kişilik özellikleriyle kişilik bozukluklarıyla ilişkili bir durumdur.

Alkol bağımlılığı tedavi sürecinde kaç aşama mevcuttur?

Alkol bağımlılığı tedavisinin birinci aşaması detoksifikasyondur. Kısaca detoks da denilebilir, buna. Kişi de eğer varsa alkol yoksunluğu bunun ilaçlarla giderilmesidir. Aslında bu tedavinin en kolay kısmıdır. Genellikle birkaç gün içinde bazen bir iki hafta içinde bu en geç alkol yoksunluğu belirtileri ortadan kalkar ve çoğu kişide herhangi bir ilaç tedavisi olmadan da bu dönemi atlatabilirler. Kendileri özellikle bağımlılığın daha hafif olduğu erken orta dönemlerde bunu defalarca yapmıştır, kişiler. Ancak daha şiddetli durumlarda artık bunu kendi başına bırakamaz hale geldiğinde alkolü bırakmaya kalktığında günlerce uyku uyuyamaz ya da çok ciddi fiziksel sıkıntılar yaşadığında ilaç yardımı da yapılır. Günlerce uyku uyuyamaz ya da çok ciddi fiziksel sıkıntılar yaşadığında ilaç yardımı da yapılır.

Bu ilk detoks aşamasından sonra asıl bizim alkol bağımlısı tedavisi dediğimiz yeniden alkole başlamayı engelleyen tedavi dönemi gelir. Tek başına detoks alkol bağımlılığı tedavisi sayılmaz. O ancak alkol yoksunluğu tedavisidir. Alkole yeniden başlamayı önleyecek tedaviler başlıca psikososyal tedavilerdir. Burada bireysel tedaviler, grup tedavileri ve adsız alkolik gruplarına devam çok önemlidir. Bu profesyonel yardım çerçevesinde ailenin uygun bir şekilde yönlendirilmesi eğitilmesi yine gerekir ve bu en az altı ay bazen bir yıl devam etmesi gereken bir süreçtir. Alkol bağımlılığının tıbbi tedavisi psikoterapileri bitse de kişilerin adsız alkolik toplantılarını daha düşük yoğunlukta da olsa devam etmesini bunun ne kadar uzun olursa o kadar iyi olduğunu hep biz hatırlatıyoruz ve tavsiye ediyoruz.

Alkol bağımlılığı tedavisinde kullanılan ilaçlar bağımlılık yapar mı?

Alkol bağımlılığı tedavisini iki safhaya ayırmıştık. Birincisi kolay olan, kısa süren detoks, ikisi de idame dönemi. Detoks döneminde kullandığımız alkol yoksunluk belirtilerini gidermek için kullanılan ilaçları kısa süre için kullanıyoruz. Uzun süre kullanıldığı takdirde bu ilaçlar bağımlılığa sebep olabiliyor. Bazen bu konuda deneyimli olmayan doktorlar bu ilacı uzun süreler vermeye devam edebiliyorlar. Bunlar benzodiazepin dediğimiz ilaçlar. Özellikle de bunlar içinde diyazepam sıklıkla kullanılır. Doktor bunu uzun süreler ya da hasta ben bunu aldığımda canım alkol istemiyor. Ben alkol içeceğime bunu içeyim, deyip bu yeşil reçeteli ilaçları devamlı kullanmaya devam ediyorsa alkol bağımlılığından kurtulup bu yeşil reçeteli ilaçlar bağımlı hale gelebilir. Ancak bu yeşil reçeteli ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır gibi genellemeler yapmak da yanlış.

Eğer beyninizde bir tümör varsa, ameliyat yapılacaksa bıçak, neşter daha doğrusu tıbbi tamiriyle elbette kullanılacaktır. Ama uzman bir doktor doğru bir şekilde o neşteri kullanması ayrıdır. Kişinin o neşteri alıp orasını burasını kesmesi ayrıdır. Bu neşterle her tarafımı kesebilirim, o zaman ben ameliyat olmayayım denemez. Alkol bağımlılığının uzun süreli tedavisinde kullanılan ve alkol isteğini azaltan ilaçların ya da alkol bağımlılığına eşlik eden depresyon anksiyete bozukluğu gibi bir takım psikiyatrik tabloları tedavi eden ilaçların ise asla bağımlılık yapıcı özellikleri yoktur. Bu açıdan güzenle kullanabilirler. Ve bu ilaçların hiç birisi alkol kadar vücuda zarar verici kesinlikle ve kesinlikle değildir. Bu da çok ironik bir şeydir aslında. Yoğun bir şekilde alkol alan bir kişi ilaç yazmaya kalktığımızda dönüp, doktorum bu ilaç benim vücuduma zarar vermesin sonra demesi de trajik, komik bir şeydir.

Alkol bağımlılığı tedavisinde terapi yöntemi nasıl uygulanmaktadır?

Alkol bağımlılığında kullanılan terapilerin ortak özelliği içmeyi durdurma üzerine odaklanmalarıdır. Klasik mesela psiki analitik veya dinamik psiko terapilerin bağımlılık tedavisinde yeri yoktur. Şöyle de bunu söyleyebiliriz. Bir kişinin biz sorunlarını çözeceğiz, kişilik özelliklerini, bozukluklarını düzelteceğiz. Ondan sonra bu kişi alkol kullanmayı bırakacak, şeklindeki bir anlayış yanlıştır. Tedavi öncelikle ve özellikle alkol kullanımını durdurmaya odaklanır. Bunu hedefler. Bunu sağlayacak davranışçı yöntemler, bilişsel terapiler, aile terapileri, network terapisi gibi çeşitli yöntemleri kullanırız. Altta yatan bazı kişilik bozukluklarının düzeltilmesi ise en az 6 ay, 1 yıllık bir ayıklık sağlandıktan sonra mümkündür. Yani bir kişinin dinamik anlamdaki psikoterapiye başlaması için en az 6 ay, hatta tercihen 1 yıl kalmayı sağlaması gerekir. Çünkü bu şekildeki terapiler kişide ciddi strese neden olur. Ve alkol bağımlısı bir kişininde stresle başlıca baş etme yolu alkol kullanımıdır. Böyle bir terapi ile daha fazla içmeye yönelirler. Onun için öncelikle içmeden nasıl duracak. İçmeden sorunlarla nasıl baş edecek. İçmeden nasıl eğlenecek. Bunları öğrenmesi gerekecek. İşte bunu sağlayan terapi yöntemleri artı adsız alkolikler gruplarına devam etmesi, bunlardan destek alması öncelikli yöntemlerdir.

Aile ya da yakınları kişiyi nasıl alkol bağımlılığı tedavisine yönlendirir?

Burada ilk önce sıklıkla yapılan ve fayda etmeyen şeyler nelerdir? Onu söyleyelim. Kişinin alkol kullanımı nedeniyle yaşadığı olumsuzlukları ona hissettirmemek ve ona yaşanan olumsuz sonuçları ortadan kaldırmak telafi etmek sıklıkla yapılan ve süreci olumsuz etkileyen bir şeydir. Mesela çok ağır bir alkol bağımlısını düşünelim. İçiyor içiyor, eve sarhoş geliyor. Efendim rezalet çıkarıyor. Belki şiddet uyguluyor sonra etrafa kusuyor. Sızıp kalıyor ya da sokakta sızıyor. Gidiyor, büyük oğlu onu alıp eve getiriyor ya da arkadaşları getiriyor, kapının önünde bırakıyor. Eşi alıyor yatırıyor. Kusmukları temizliyor. Ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi davranıyor ya da sözle şikayet etse, ağlasa, sızlasa da fiilen orada durarak o evliliği sürdürerek aslında fiilen bütün bu olanları kabul etmiş oluyor. Efendim bu insanın sağlık sorunları oluyor işte ailesi işte doktorlara koşuşturuyor.

Ekonomik sorunlar yaşanıyor. Efendim çevre ona destek oluyor vs. ve bütün bunları biz ama onu sevdiğimiz için onu kurtarmak için yapıyoruz, diyerek yapıyorlar. Biz onu vazgeçirmek için sürekli onunla konuşuyoruz ona bunun zararlarını anlatıyoruz diyorlar ama bu söylenenlerin bu anlatılanların ne yazık ki hiçbir faydası olmadığını bir türlü göremiyorlar. Fiili durum nedir? Fiili durum şudur : o işip keyfini yaşıyor, diğerleri de buna yardım ve yataklık yapıyor. Kişi hani sonunda çok kötü şeyler belki yaşıyor ama o ilk başladığı anda öylesine keyif öylesine rahatlama hissediyor ki sonrasında yaşadığı olumsuzlukları görmezden geliyor. Ve nasıl olsa zaten çevresi de bunu telafi ettiği için kendisini içmemeye zorlamak için ortada bir sebep görmüyor. Ve çoğunun da söylediği şu : Ya bu bana zarar vermiyor ki diyorlar. Çünkü zararı gören çevresi. İşte çevresi eşi çocukları, annesi, babası önce kendilerini korumayı bilecekler. Ve olumsuz sonuçları telafi etmeyecekler.

Örneğin bir yerde sızıp kalmışsa onu alıp götürüp yatağına yatırmayacaklar. Belki orada ayılmasına izin verecekler. Ya ben hani şunları yaşıyorum deyip belki bununla kendisine gelecek. Efendim karakola düştüyse oradan kurtarmayacaklar. Bu yalnız yanlış anlaşılmasın ona sırtını dönecekler ona kötü davranacaklar, hakaret edecekler anlamına gelmiyor. Sadece alkol içtiği zaman ve alkolle ilgili olumsuz bir şey yaşadığı zaman bunu telafi etme çabasına girmeyecekler ki o kişi o sonuçların belki etkisiyle bir motivasyona kavuşabilsin. Bunu dinleyen bazı kişiler şunu diyebilirler. Biz bunu da denedik ama olmuyor. Birincisi bu denenecek bir şey değil. Bu sürekli yapılacak bir şey. Bir terazi düşünün terazinin bir kefesinde o kişinin alkolden aldığı keyif, rahatlama her neyse o olumlu etkiler var. Bunu inkar edemeyiz evet. Bu var o kişi için.

Diğer kefesinde de olumsuzluklar var. Ne zaman ki olumsuzluk kefesi daha ağır basarsa diğerine göre o zaman gerçek bir motivasyon oluşur. Ama biz o olumsuzlukları farkında olmadan hep azaltıyoruz. Ve bunu azaltarak kişinin insafa gelmesini, bize acımasını artık bir gün aklını başına almasını bekliyoruz. Ve bu genelde de hiçbir zaman mümkün olmuyor. Bunu sürekli yaptığımızda kefe gittikçe olumsuzlar yönünde terazi dengesi değişecek ve o kişi bırakmaya motive olacak. Bir de şunu unutmayalım. Olumsuzluklar süreç içerisinde yavaş yavaş geliştiği içinde kişi bunu anlayamıyor. Mesela şöyle bir şey anlatılır. Bir kurbağayı efendim sıcak bir suyun içerisine attığınızda can havliyle fırlar. Ancak o suyun içinde normal suyun içinde tencerede ki kurbağayı alır ocağın üzerinde o tencereyi ısıtmaya başlarsanız su kaynayıncaya kadar kurbağa oradan zıplamaz ve sonunda ölür. İşte o yakınları aslında o ocağın üzerinde kaynayan kurbağanın durumu gibi yaşanan olumsuzlukları telafi ederek onun yaşadığı olumsuzlukları anlamasını fark etmesini engelliyorlar. Ve sonucunda o ne oluyor mesela siroz oluyor efendim artık tamamen çalışamaz hale geliyor. Ancak o zaman bir şeyleri anlayabiliyor.

Alkol bağımlılığı tedavi ücretleri hangi aralıktadır?

Türkiye’de yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının neredeyse %90 ‘ ının bir sağlık güvencesi var. SSK efendim BAG-KUR , Emekli Sandığı yada Yeşil Kart çoğu insanın sahip olduğu bir imkan bununla bunları kullanarak bu ilaçları kullanarak bağımlılık tedavisi yapan kuruluşlarla devlete bağlı kuruluşlarda ,üniversite hastanelerinde tedavi olabilirler. Maliyet bağımlılık tedavisinin önünde kesinlikle bir engel değildir. Artı devlet bağımlılık tedavisinde kullanılan ilaçlarıda ödemektedir ilaç almada yani yatarak yada ayaktan tedaviler yada ilaç temin etme sorununda sağlık güvencesi olan bi insanın sorunu olmayacaktır. Sağlık güvencesi olmayanlar için ise devlet hastanesi yada üniversite hastanelerinde muayenedeki karşılığı bugün için oldukça cüz-i sayılabilecek fiyatlardır. Bu alanlarda kullanılan ilaçlarda öyle çok çok pahalı ilaçlar değildir.

Alkol bağımlısı kişinin ailesi nelere dikkat etmelidir?

Genellikle yapılan yanlışlıkları burada söyleyeyim. Mesela derler ki ‘biz sana hiç içme demiyoruz, elbette içeceksin, biz de içiyoruz, ama az az iç’. Bu alkol bağımlısı olan bir kişi için sürdürülebilir bir şey değildir. Az içip kal demek, iradeni kullan demek anlamsızdır. Yapılamayacak şeylerdir. Söylenmesi gereken şey, hele ki tedavi olan bir kişiyse bu, o kişinin hiç içmeme üzerine odaklanmasına yardımcı olmalı, onun yanında alkol kullanmamalı, hatta bazen alkol bağımlıları ‘yok canım siz kullanın, ne olacak ki’ gibi bir güç gösterisine kalkışabilirler. Hayır, kesinlikle yapmayacaklar. Çünkü o anda canı istemiyorsa bile onu görmek o ortamda bulunmak o kişide isteği uyandırır. Bir kerede uyarmadıysa bile tekrarlayan durumlar o kişide içme isteğini uyandıracaktır. Ailelerin özellikle bu konuda çok dikkat etmesi gerekir. Bazen kişiler alkol bağımlılığı tedavisindeki kişiler şöyle güç gösterilerine girerler. Ben eskiden birlikte içtiğim arkadaşların yanında oturuyorum ve böylelikle irademi sınıyorum. İçmediğimi gösteriyorum. Şeklinde bu son derece yanlıştır. Özellikle erken dönemlerde son derece yanlıştır. Çünkü bunu yaptıktan sonra çoğu bir müddet sonra öyle bir ortamda veya öyle bir ortamdan çıktıktan sonra yeniden içmeye başlarlar.

Alkol bağımlılığının iradeyle ilişkisi nedir?

Alkol bağımlılığı bir hastalıktır, alkol bağımlılığı az içip kalamama halidir ,özünde demiştik. Bu iradenin dışında bir unsurdur. Alkolizmi iradesizlik olarak tanımlarsak yanlış olur. Çünkü bi konuda çok iradeli ,kendini ispatlamış ,önemli yerlere gelmiş ,çok iyi bir insanda bi insanda bi alkol bağımlısı olabilir. İradesizlik deyince daha genel bir şeyi anlıyoruz. Oysa alkol bağımlılığında yada alkolizminde sadece buraya özgü bir kontrol kaybı vardır. Tabi ki irade alkol bağımlılığı tedavisinde önemlidir. Çünkü iradeyi kullanmak önemlidir. Bunu şöyle anlatıyoruz. Bir mesela içki kadehi düşünelim kişinin içki kadehini şuraya kadar götürmesi iradeyle ilişkili bir şeydir ama buradan sonrası artık hastalıkla alakalı bir şeydir. İradesini alkole ağzını sürmemek için kullanacak ,alkole yaklaşmamak için önlemler almalı iradesini kullanacak ,ama ben içeceğim ,az miktarda kalacağım sorunlar yaşamayacağım demek bir şeker hastasının ben baklava yiyeceğim ama kan şekerimi yükseltmeyeceğim demesi gibidir. Bu mümkün değildir ,çünkü şeker hastalığının doğası karbonhidratlı yiyecekler aldığında kan şekerinin yükselmesidir ama o şeker hastası iradesini kullanıp baklava yemeyecek elbette.

Alkol bağımlılığı kalıtım yoluyla geçer mi?

Alkol bağımlılığının kalıtımla çok yakında ilişkisi vardır. Mesela araştırmalar gösteriyor ki evlatlık olarak yetişmiş kişilerde biyolojik anne ya da babasında alkolizm olmasının etkisi yetiştiren anne ya da babasında alkolizm olmasının etkisine göre çok daha fazladır. Yani böyle çok araştırmalar var. Böyle geniş ölçekli evlatlık olarak yetişmiş insanlara bakmışlar. Bunların bir kısmının biyolojik babası alkolik ama alkol sorunu olmayan bir ailede yetişmiş bir kısmının ise yetiştiren ebeveyninde alkolik olan birisi var ama biyolojik olan ebeveynin de alkolik olan yok. Bu iki grupta biyolojik ebeveyni veya babası alkolik olanlarda ileri hayatta yetişkin döneme geldiklerinde de alkolizm daha fazla görüldüğünü görmüşler. Tabi ki yetiştiren babanın veya annenin alkolik olması da riski arttırmış diğeri kadar olmasa da ve biliyoruz ki alkolik bir babanın veya annenin ondan doğmuş olma ve onun yanında yetişmiş olma bu riski kat be kat daha da attırıyor.

Burada kalıtımla geçen şeyler alkole dayanıklı olma, alkolden olumsuz etkilenmenin hemen yani içtiği zaman veya bir gün sonrasında ki olumsuz etkilerin daha az olması ve alkol kullanımından daha fazla keyif alma şeklinde özelliklerin kalıtımla geçtiğini biliyoruz. Ancak genlerinde böyle bir şeyin olması o insanın mutlaka alkolik olmasını gerektirmez zaten alkol almasa da bu genlerin durumu hiçbir zaman söz konusu olmaz. Bu genler eksprese olmaz zaten bazen şöyle olabiliyor. Kişi veya yakınları diyor ki ya bizim ailemizde sülalemizde bile böyle bir şek yoktur. Hani biz dinimize bağlı insanlarız. Hiçbirimiz içmeyiz. Bu niye böyle oldu acaba? Şimdi o sülalede hiç kimsenin içmemesi öyle bir genin olmadığı anlamına gelmiyor. Böyle genlere sahip olmak kişinin elinde iradesinde olan bir şey de değil. Artık onun bahtına kalmış bir şey. Bütün sülalesi alkolden uzak durmuş bile olsa bu genler kalıtılır, iletilir ve o kişide alkol aldığında bu genlerin etkisiyle o alkol almaya daha yatkın olur ve bir süre sonra bu durdurulamaz hale gelir.

Alkol kullanımıyla ilgili kriz durumları nelerdir?

Bazı şiddetli vakalarda mesela şöyle bir durum görebiliyoruz. Kişi artık hiç durmadan içer hale geliyor. Her gün bütün gün boyunca ayılıyor, içmeye başlıyor, sızıyor. Sonra tekrar ayılıyor, yeniden içiyor. Ve yemek yiyemez hale geliyor. Hatta bir yerden sonra içip içip kusar hale geliyor. Bu tıbbi olarak tehlikeli bir durumdur. Çünkü o kusmalarla sürekli elektrolit kaybediyor. Ve günlerdir bazen yemek yiyemediği için elektrolitlerinde dengesizlikler oluyor. Bu durumdaki bir kişiye kendisi istemese bile mutlaka tıbbi bir müdahalede bulunulması gerekiyor. Bir de bazen alkolü bıraktığında çok şiddetli yoksunluklar görülebiliyor. Delirium tremens dediğimiz bilinç bulanıklığı, halisülasyonlar görme gibi durumlar ortaya çıkıyor. Burada da yine kişi kendisi tedavi olmak istemese de mutlaka tıbbi bir müdahalenin yapılması gerekli. Bir de yine seyrek gördüğümüz bir durumdur. Ama bazı alkol bağımlılarında paranoyalar gelişebiliyor. Çevresinin kendisine zarar vermeye çalıştığını, eşinin kendisini aldattığını söylemeye başlıyor. Bu da ciddi tehlikeli bir durumdur. Bu hezeyanların, paranoyaların etkisiyle birisine zarar verebilir. Burada da ama ne yapalım işte tedavi olmayı kabul etmiyor demeden o kişinin zorla da olsa tedavi edilmesi gerekir.

Alkol bağımlılığı tedavisine başlamak için kişinin tedavi olmak istemesi şart mıdır?

Şart değildir. Kişi kendisi alkolü bırakmak ya da tedavi olmak istemese de tedaviye yönlendirilebilir. Kastettiğim kişinin olumsuz bir şeyle karşılaştığı zaman onun önüne tedavinin bir alternatifi olarak sunulması ve bu olumsuzluğun tedavi edilmemesidir. Bizde de benzer yasalar var ama ne yazık ki tam uygulanmıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde örneğin alkollü araç kullanan ve işte polise yakalanan kişi eğer beli bir seviyenin üzerindeyse mutlaka ehliyetini geri alabilmesi için tedavi gerekiyor. Bizde de bu uygulama şimdi yavaş yavaş başlıyor. Mesela bu kişi hiç alkol bağımlısı olduğunu ya da alkol kötüye kullanımı gibi bir sorunu olduğunu düşünmeyebilir.

Ben gideyim de bunun için bir tedavi olayım gibi bir niyeti olmayabilir ama orada ehliyetini alabilmek için böyle bir şart eline sunulmuştur. Sürülmüştür ve araştırmalar gösteriyor ki bu çeşit tedavilerden programlardan geçen kişilerin alkol sorununda belirgin azalmalar oluyor. Böyle şeyler gerçekten işe yarıyor. Bunun gibi kişinin hayatında yaşadığı çeşitli sorunlar için çevresinde ki kişilerde telafi edici değil. Nasıl ki böyle bir uygulama da kişiye sen merak etme biz senin ehliyetini geri sana veririz. Sen bize içmeyeceğine söz ver denilmiyorsa efendim belli bir kural uygulanıyorsa ve o uygulama da o kişinin kendisi tedavi olmayı istemese bile alkol sorununu çözmesinde, azaltmasında yardımcı oluyorsa işte kişinin etrafındakilerde aman işte biz sana her şeyi veririz. Sen ne yaparsan yap biz yine senin yanında oluruz. Sen bizim hayatımızda ne kadar olumsuzluğa neden olsan da hiçbir şey yokmuş gibi davranırız anlamına gelecek şekilde davranmazlarsa o kişi tedavi olmak zorunda kalacaklardır.


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir